Premenstrüel sendrom yani adet öncesi gerginlik sendromu (PMS), kadınlarda adet döngüsünün yumurtlama fonksiyonundan sonra başlayan döneminde, şişkinlik, baş ağrısı, halsizlik ve kilo alımı gibi fiziksel ve depresif duygu durum, irritabilite, gerginlik gibi ruhsal belirtiler yarattığı bir durumdur. Merkezi sinir sisteminde oluşan duyarlılık ve genetik etkenlere bağlı olarak ortaya çıkan adet öncesi gerginlik sendromu kadın nüfusunun yaklaşık yüzde 80’ini etkilemektedir.
Küme tipi baş ağrısı, başın bir tarafında, genellikle göz çevresinde hissedilen dayanılmaz ağrılar olarak tarif ediliyor. Küme tipi baş ağrılarının kesin nedeni bilinmiyor ancak bu tipteki tipi ağrısında vücudun biyolojik saatindeki anormalliklerin rol oynadığını düşünülüyor. Migren ve gerilim baş ağrısının aksine, küme tipi baş ağrısının gıdalar, hormonal değişiklikler veya stres gibi tetikleyicilerle ilişkili olmadığı belirtiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Özden Yener Çakmak, küme tipi baş ağrısı hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.
Küçük dil şişmesi, boğazın arka bölümünde yer alan gözyaşı damlası şekliyle bilinen dokunun iltihaplanması durumunda ortaya çıkar. Uvulit olarak da bilinen bu duruma enfeksiyon, travma ya da alerji neden olabilir. Küçük dil şişmesi, oluşum nedenine bağlı olarak tedavi yöntemi uygulanır. Bu durum rahatsız edici olsa da genellikle tedavi edilebilir ve geçici bir durumdur.
Ürtiker ya da bilinen adı ile kurdeşen ciltte yüksek düzeyde histamin veya diğer kimyasalların salınımı ya da alerjik reaksiyon sonrasında ortaya çıkan, soluk kırmızı, kabarık ve kaşıntılı şişliklere neden olan bir cilt reaksiyonudur. Ürtiker aniden ortaya çıkar ve genellikle bir kaç hafta içinde kendiliğinden yok olur. Kurdeşen hastalığı, çocuklarla birlikte her yaştan kişiyi etkileyebilen bulaşıcı olmayan bir durumdur. Kurdeşen genellikle tedavi uygulamadan geçer ancak antihistaminik ilaçlar kullanıldığında ürtiker semptomları hafifletilir.
Pektus Ekskavatum yani halk arasında kunduracı göğsü olarak bilinen rahatsızlık doğumsal göğüs duvarı deformitesidir. Tam olarak nedeni bilinmeyen kunduracı göğsü (pektus ekskavatum), genetik nedenlerden dolayı görülebilir.
Böbrek kumu, kramp, sırt ağrısı, idrarda yanma ve mide bulantısına neden olabilen, böbreklerin içerisindeki mineraller ve tuzların çözünemeyerek idrarda birikmesi ile oluşan sert yapılardır. Beslenme şekli, vücut ağırlığı, bazı tıbbi durumlar ve ilaçlar böbrek kumlarının nedenleri arasındadır. Böbrek taşları böbreklerden mesaneye kadar idrar yolunun birçok bölümünü etkileyebilir. Memorial Antalya Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Op. Dr. A. Egemen İşgören, kum dökme ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Özellikle kış aylarında nezle, grip ve sinüzit gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının artması ile kulak enfeksiyonları artış gösteriyor. Kulak enfeksiyonlarının en sık görülen çeşitlerinden biri olan kulak nezlesi, enfeksiyon semptomları görülmeden sağlam bir kulak zarının arkasında sıvı birikimi olarak tanımlanıyor. Özellikle çocuklarda izlenen kulak nezlesi, tedavi uygulamadan kendiliğinden düzelebiliyor. Ancak kulak nezlesinin kendiliğinden iyileşmediği durumlarda medikal tedavi ve eğer sonuç alınamaz ise, kulağa tüp takılması gibi yöntemlerle tedavi edilmesi gerekiyor. Kulak nezlesi ağrı, sancı gibi belirtileri olmadan, işitme azlığına, tedaviye geç kalınması durumunda kulakta kronik problemler ve kalıcı işitme kayıplarına yol açabiliyor. Erişkinlerde görülen kulak nezlesi durumlarında ise kronik hastalıklar ve geniz bölgesine yerleşen tümörler açısından dikkatle inceleme yapılması gerekiyor. Memorial Ankara Hastanesi KBB Bölümü’nden Doç. Dr. Rıfat Karlı, kulak nezlesi ile ilgili bilgiler verdi.
Kuduz; köpek, kedi, at, eşek, inek, keçi gibi evcil hayvanlar ile ayı, çakal, domuz, kirpi, kokarca, köstebek, kurt, tilki, sansar ve yarasa gibi yabani memeli hayvanları hastalandıran bir virüs hastalığıdır. Türkiye’de kuduz vakalarının %90’ı köpek kaynaklıdır. Kuduz hastalığının önlenmesinde erken müdahale hayati önem taşımaktadır. Köpek, kedi gibi hayvanlar tarafından ısırılan ya da tırmalanan ya da temas kuran kişilerin mutlaka doktora başvurması ve mümkün olan en kısa zamanda kuduz aşısı yaptırması gerekmektedir. Kuduzun ilk bulguları arasında baş ağrısı, öksürük, ateş, etkilenen bölgede uyuşma-karıncalanma, ağızda köpürme, saldırganlık ve anormal davranışlar görüllür.
Bu sitedeki bilgiler, sağlıklı yaşam konusunda genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişisel sağlık durumunuzla ilgili herhangi bir karar vermeden önce mutlaka doktorunuza danışınız. Bu sitedeki bilgiler, tıbbi tavsiye olarak değerlendirilmemeli, herhangi bir hastalığın teşhisi veya tedavisi için kullanılmamalıdır. Doktor.net.tr, bu sitede yer alan bilgilerin doğruluğu, eksiksizliği veya güncelliği konusunda herhangi bir garanti vermez. Bu sitedeki bilgileri kullanmanızın sonucunda ortaya çıkabilecek herhangi bir sorun için Doktor.net.tr sorumlu tutulamaz.
