Premenstrüel sendrom yani adet öncesi gerginlik sendromu (PMS), kadınlarda adet döngüsünün yumurtlama fonksiyonundan sonra başlayan döneminde, şişkinlik, baş ağrısı, halsizlik ve kilo alımı gibi fiziksel ve depresif duygu durum, irritabilite, gerginlik gibi ruhsal belirtiler yarattığı bir durumdur. Merkezi sinir sisteminde oluşan duyarlılık ve genetik etkenlere bağlı olarak ortaya çıkan adet öncesi gerginlik sendromu kadın nüfusunun yaklaşık yüzde 80’ini etkilemektedir.
Dirseğin uzun süre baskıya maruz kalması ve dirseğin uzun süre katlanmasıyla yapılan aktivitelerin sonucu olarak ortaya çıkan kubital tünel sendromu, elde ve parmaklardaki ağrı, uyuşma ve hissizlik ile kendini belli ediyor. Kubital tünel sendromunun ameliyatsız tedavisinde kullanılan ilaç ve egzersizler hastanın bir süreliğine rahatlamasını sağlarken, bu sorun nedeniyle zamanla ellerde hareket kabiliyetinin azalması ve kas kaybının ortaya çıkması, cerrahi tedaviyi kaçınılmaz hale getiriyor. Memorial Kayseri Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. İbrahim Karaman, kubital tünel sendromu ve tedavisi hakkında bilgi verdi.
Krup hastalığı, virüslerin en sık neden olduğu üst solunum yolu enfeksiyonu olarak tanımlanıyor ve genellikle 6 ay -5 yaş arasında görülüyor. Hastalık soluk borusunda ve ses tellerinde ödeme neden oluyor. Oluşan bu ödem de çocuklarda kaba ve havlar tarzda olarak ifade edilen öksürüğe yol açıyor. Bu durum çocuklarda en fazla gece ve sabaha karışı oluşan havlar tarzda öksürükle başlıyor. Memorial Dicle Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Zerrin Yalvaç, çocukluk evresinde sık rastlanılan krup hastalığı hakkında bilgi verdi.
Yorgunluk, bir insanın günlük işlerini yaparken kendini yorgun, halsiz ve yetersiz hissetmesi olarak tanımlanabilir. Günlük hayatta efor kapasitesinin üzerinde bir fiziksel aktivite yapıldığında yorulmak normaldir ve bu durum dinlenildiği zaman geçmektedir. Günlük aktivitenin üzerinde bir aktive yapılmadığı halde kişinin kendisini yorgun hissetmesi bazı hastalıkların belirtisi olabilmektedir. Ancak hiçbir hastalık belirtisi olmamasına ve dinlenmiş olmasına rağmen kişi yorgun hissediyorsa bu durum kronik yorgunluk sendromunu işaret edebilmektedir. Kronik yorgunluk sendromu en çok fibromiyalji hastalığıyla karıştırılmaktadır.
Venöz yetmezlik, bacak toplardamarlarında kanın kalbe geri akmasını engellemesidir. Normalde damarlarda yer alan kapakçıklar kanın kalbe doğru akmasını sağlar ancak venöz yetmezlikte bu kapakçıklar doğru çalışmaz, kan kalbe akmaz ve damarlarda toplanarak damar duvarını zorlar. Bacaklarda şişlik ve deri renginde değişiklik ve kronik ağrıya neden olur.
İştah kaybı, bel ağrısı ve özellikle cinsel ilişki esnasında ya da sonrasında ağrı ile günlük yaşamı olumsuz etkileyen kronik pelvik ağrı, karnın en alt kısmında sık sık, şiddetli ağrı ve acı hissedilmesi olarak ifade ediliyor. Günümüzde genellikle genç kadınlarda rastlanılan bu durum, fiziksel acı ve yorgunluk hissinin yanı sıra depresyon ve uyku problemleri gibi psikolojik rahatsızlıklara da neden olabiliyor. Memorial Diyarbakır Hastanesi Kadın ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. İ. Burhan Özel, kronik pelvik ağrı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Yavaş seyirli bir hastalık olduğu için genellikle belirti vermeden ilerleyen Kronik Miyeloid Lösemi (KML), kemik iliğinin belirli hücrelerinde başlayan kanser türüdür. KML hastalığı başka bir nedenle yapılan kan sayımında beyaz kan hücrelerinin yüksekliğiyle ortaya çıkabilir. Kronik Miyeloid Lösemi tedavisinde öncelikli hedef, kan sayımındaki bozuklukları düzelmektir. Daha sonra sitogenetik ve moleküler anormalliklerin normale getirilmesi için tirozin kinaz inhibitörleri, kemoterapi ve kök hücre nakli gibi tedavi seçenekleri kullanılabilmektedir. Memorial Ataşehir Hastanesi Hematoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Hakan İsmail Sarı, kronik miyeloid lösemi (KML) ve tedavisi hakkında bilgi verdi.
Yorgunluk, halsizlik, lenf bezlerinde şişlik, ateş, kemik ağrısı, karaciğer ve dalakta büyüme gibi belirtilerle ortaya çıkabilen Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) bir kan kanseri türüdür. Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) çok yavaş seyirli bir hastalık olduğu için birçok hasta yaşamları boyunca hiçbir belirti göstermeden hayatlarını sürdürebilir. Kronik Lenfositik Lösemi tedavisinde kemoterapi, hedef tedaviler, akıllı ilaçlar ve kök hücre nakli gibi seçenekler bulunmaktadır. Memorial Ataşehir Hastanesi Hematoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Hakan İsmail Sarı, Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) hakkında bilgi verdi.
Bu sitedeki bilgiler, sağlıklı yaşam konusunda genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişisel sağlık durumunuzla ilgili herhangi bir karar vermeden önce mutlaka doktorunuza danışınız. Bu sitedeki bilgiler, tıbbi tavsiye olarak değerlendirilmemeli, herhangi bir hastalığın teşhisi veya tedavisi için kullanılmamalıdır. Doktor.net.tr, bu sitede yer alan bilgilerin doğruluğu, eksiksizliği veya güncelliği konusunda herhangi bir garanti vermez. Bu sitedeki bilgileri kullanmanızın sonucunda ortaya çıkabilecek herhangi bir sorun için Doktor.net.tr sorumlu tutulamaz.
