Lohusalık Humması (Albastı) Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Halk arasında ‘albastı’ ve ‘alkarısı’ gibi isimlerle bilinen, yeni doğum yapmış kadınlarda ortaya çıkabilen lohusalık humması; yüksek ateş, halsizlik ve ağrı ile kendini belli ediyor. Lohusalık enfeksiyonu olarak da bilinen bu sorun tedavi edilmediğinde olumsuz sonuçlarla karşılaşılabiliyor. Doğum sırasında hijyene dikkat edilmesi ve sorunun erken dönemde teşhis edilmesi önem taşıyor. Memorial Kayseri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Burak Tanır, halk arasında çeşitli isimlerle anılan, asılında enfeksiyon kaynaklı bir sağlık sorunu olan lohusalık humması ile ilgili bilgi verdi.

Lohusa humması (albastı) nedir?

Doğumdan sonraki günlerde kadınları etkileyen lohusa humması hızla ilerleyerek şiddetli karın ağrısı, ateş ve halsizlik gibi akut semptomlara neden olabilmektedir. Yeni doğum ya da düşük yapmış kadınlarda görülen ve halk arasında ‘albastı’ olarak bilinen loğusa humması, tedavi edilmediği zaman ölümlere neden olan bir sorundur. Doğum sırasında hijyene dikkat edilmemesi sonucunda idrar yollarının iltihaplanması ve ateşin yükselmesiyle ortaya çıkmaktadır. İltihabın kana karışma ihtimali nedeniyle önemli sorunlara yol açmadan takip ve tedavi edilmesi gerekmektedir. Lohusalık enfeksiyonu olarak da bilinen bu durum geçmişte anne ölümlerinin ana nedenlerinden biriydi. Günümüzde doğum sonrası enfeksiyonlar iyi kontrol edilmektedir. Antibiyotiklerin uygulanması, puerperal ( doğumdan sonraki dönem) ateşin sıklığını ve şiddetini azaltmada başarılı olmaktadır.

Lohusa humması neden olur?

Genel olarak, lohusalık enfeksiyonları doğum veya lohusalık sırasında hijyenik bakım eksikliğinin bir sonucu ortaya çıkmaktadır. Ancak bazı durumlar da lohusalık hummasına neden olmaktadır.

Lohusa hummasının belirtileri nelerdir?

Doğum sonrası dönemde bu sorunun en belirgin göstergesi yüksek ateştir. Yüksek ateşin var olup olmadığını anlamak için vücut ısısı ölçülür. Vücut ısısının 38 derece (santigrat) ve üstünde olması, yüksek ateşin en az 12 saat aralıklarla yapılan en az iki ölçümde belirlenmiş olması gerekir. Yeni doğum yapmış kadınlarda görülen lohusa hummasının başka belirtileri de bulunmaktadır.

Lohusa hummasından korunmak için ne yapılmalı?

Doğum yapacak olan anne adaylarının gebelik döneminde lohusa humması hakkında bilgilendirilmesi önemlidir.

Lohusa hummasının tedavisi var mı?

Doğumdan sonraki ilk 24 saatten sonra ortaya çıkan belirtileri nedeniyle hastaneden çıkmamış olan annelerin tedavisi için çok erken davranılmaktadır. Enfeksiyon kaynaklı hastalıkların tedavisinde kullanılan antibiyotiklerin olumlu etkileri çok kısa zamanda görülmektedir. Lohusa humması için de uygun antibiyotik uzman hekim kontrolünde verilerek vücuttaki enfeksiyon seviyesi düşürülmektedir. Antibiyotik kullanımı 7-10 gün arasında sınırlıdır. Antibiyotikler, uzman doktorun enfeksiyona neden olduğundan şüphelendiği bakteri türüne göre ayarlanmaktadır. Doğum sonrası dönem boyunca iyi bir hijyen sağlamak esastır. Dış genital bölgeyi günde en az 2 veya 3 kez yıkamak ve dezenfekte etmek gerekir. En şiddetli enfeksiyon vakalarında annelerin hastaneye yatırılması gerekebilir.

Lohusalık humması hakkında sık sorulan sorular 

Bakteriler, parazitler ve özellikle virüsler vücuttaki ısı regülasyon merkezini etkilenerek ateşin yükselmesine neden olur. Ateş ve üşüme enfeksiyon kaynaklı hastalıkların önemli bir belirtisidir.

Tedavi sürecinde kadınların kişisel hijyene dikkat etmeleri ve dinlenmeye önem vermeleri hastalığın olumsuz etkilerine karşı iyi gelen uygulamalardır. Ancak halk arasında uygulanan bazı batıl inançlar bu soruna çözüm olmamaktadır. Anneye kurdele bağlamak, şerbet içirmek gibi yöntemlerle hastalık tedavi edilememektedir.  

Lohusa hummasına bazı bitkilerin iyi geldiği gibi yanlış bir inanç vardır. Özellikle civanperçemi, sarı yonca, aslanpençesi gibi bitkilerin bu sorunu yok etmede herhangi bir etkisinin olduğu kanıtlanmış bir bilgi değildir. Lohusa humması için uzman hekim kontrolünde yapılacak erken antibiyotik tedavisi hayati önem taşımaktadır.

Uzm. Dr. Mahmut Tire
1982 yılında İzmir’de doğdum, lise öğrenimimi İzmir Atatürk Lisesi'nde tamamladıktan sonra Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 2006 yılında mezun oldum. Tıpta uzmanlık eğitimini İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda tamamlayarak 2012 yılında İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı unvanını aldım.

Son Eklenenler

Protonex Nedir? Ne İşe Yarar? Kullanımı ve Yan Etkileri

Protonex, pantoprazol içerir. Mide koruyucu olarak bilinir. Reçeteli veya reçetesiz olarak eczanelerden temin edilebilir. Mide, içerisindeki besinleri sindirmek için asit üretir. Protonex, midenin ürettiği...

Erdobil Nedir? Ne İşe Yarar? Kullanımı ve Yan Etkileri

Erdobil, etkin maddesi erdostein olan bir mukolitik ilaçtır. Yoğun kıvamlı mukusun daha kolay atılmasına yardımcı olmak amacıyla kullanılır. Ürünün 300 mg sert kapsül ve...

Panto Nedir? Ne İşe Yarar? Kullanımı ve Yan Etkileri

Panto, pantoprazol içerir. Mide koruyucu olarak bilinir. Reçeteli veya reçetesiz olarak eczanelerden temin edilebilir. Mide, içerisindeki besinleri sindirmek için asit üretir. Panto, midenin ürettiği...

Popüler Doktorlar

0 5 üzerinden

Uzm. Dr. Tanju Can Durmaz

Genel Cerrahi
Uzm. Dr. Abdulcelil Akat
0 5 üzerinden

Uzm. Dr. Abdulcelil Akat

Özel Merve Tıp Merkezi
Uzm. Dr. Erdoğan Aktaş
0 5 üzerinden

Uzm. Dr. Erdoğan Aktaş

Ankara Atatürk Eğıtım Ve Araştirma Hastanesı

Benzer İçerikler