Araştırmalar

Koronavirüs Salgını ve Turizme Etkisi

ÖZET
Bu çalışmanın amacı, Çin’in Vuhan şehrinde ortaya çıkan ve ‘yeni koronavirüs (COVID-19)’ olarak teşhis edilen (T.C. Sağlık Bakanlığı Covid-19 Rehberi, 2020: 5; WHO, Coronavirus Disease (COVID-19) Outbrake, 2020) salgının turizm faaliyetleri üzerindeki güncel ve gelecek dönemlerdeki muhtemel etkilerinin tespit edilmesidir. Bu amaç doğrultusunda; etkileri itibariyle uluslararası halk sağlığı açısından ciddi bir tehdit arz eden salgınla ilgili olarak Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) ait resmî web sitesinde sürekli güncellenen ve anlık olarak paylaşılan veriler ve talimatlar doküman analizi yöntemi ile incelenmiştir. 31 Aralık 2019 ile 10 Mart 2020 tarihleri arasında hükümetlerin tedbir niteliğinde uyguladıkları ülkelere giriş çıkış yasakları, salgının tespit edildiği bölgelerde uygulanan karantinalar, iptali söz konusu olan uluslararası çapta spor ve sanat etkinlikleri, kongreler ve seyahat kısıtlamaları gibi turizm sektörünü doğrudan etkileyen özel önlemler ile ilgili veriler çalışma kapsamında değerlendirilmiştir. Ayrıca çalışmada Dünya Turizm Örgütü’nün (WTO) konuya ilişkin rapor ve uyarılarına da yer verilmiştir. Çalışma bulguları sonucunda elde edilen izlenimler yeni koronavirüsün ülke ekonomilerinde etkileri uzun süre hissedilebilecek türden zararlar oluşturacağı ve turizm sektörünün de bu zararlardan doğrudan olumsuz bir şekilde etkileneceği yönündedir.

GİRİŞ
Turizm sektörü talep boyutu itibariyle meydana gelen farklı durumlara olumlu veya olumsuz bir şekilde ani tepkiler verebilen dinamik bir yapıya sahiptir. Küresel ölçekte ilgi ile takip edilen, gerçekleştirildikleri bölgelere ciddi rakamlarda ziyaretçi akışı sağlayan ve ev sahibi ülkelerde gelir yaratıcı etkiye sahip etkinlikler ya da destinasyonların sahip olduğu ve onları eşsiz kılan çekicilikler turizm sektöründen elde edilen gelirler üzerinde pozitif bir etki oluştururken; terör saldırıları, siyasi olaylar ve salgın hastalıklar gibi beklenmeyen ve yaşanması arzu edilmeyen bir dizi durum da küresel çapta seyahat ile ilgili planların değiştirilmesi, rezervasyonların iptali ve sınırların, salgının görüldüğü ülke vatandaşlarına kapatılması gibi turizm sektörü açısından olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Öngörülemez durumlar arasında yer alan salgın hastalıklar da ortaya çıktığı destinasyona olan güveni azaltmaktadır (Çeti ve Ünlüören, 2019: 109-110). Fakat salgın hastalıklar, terör saldırıları veya siyasi olaylardan farklı olarak ortaya çıktığı destinasyonların dışında yayılma etkisi gösterme sebebiyle küresel ölçekte bir dizi önlemin alınmasını gerektirmektedir. Destinasyon imajı ve güvenlik konusunu ele alan çalışmalar (Chapuis, Le Falher ve Gonzalez, 2015; Ilgın ve Uruç, 2018; Albayrak ve Özkul, 2013; Davras ve Uslu, 2019) bir
destinasyonun güvenlik eksikliği ile ilişkilendirilmesinin özellikle tercih edilebilirlik ile ilgili endişeleri ortaya çıkardığını kanıtlar niteliktedir (Avraham, 2016: 42).

Çin Halk Cumhuriyeti, Hubei Eyaleti Vuhan şehri deniz ürünleri pazarı çalışanlarında 31 Aralık 2019 tarihinde ortaya çıkan ve ‘yeni koronavirüs (COVID-19)’ olarak teşhis edilen (T.C. Sağlık Bakanlığı Covid-19 Rehberi, 2020: 5; WHO, Coronavirus Disease (COVID-19) Outbrake, 2020) salgın ve turizm faaliyetlerinin ilişkilendirildiği bu çalışma kapsamında öncelikli olarak salgınla alakalı Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan güncel bilimsel çalışmalar incelenmiştir. Ardından 31 Aralık 2019 ile 10 Mart 2020 tarihleri arasında Dünya Sağlık Örgütü resmî web sayfasında yayınlanan raporlar ve uyarılar nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi (Bayram
ve Yaylı, 2009: 359) ile incelenerek, salgının kontrol altına alınmasını sağlamak için hükümetler tarafından alınan önlemler sıralanmıştır. Doküman analizi yöntemi; konu ile ilgili basılı ve elektronik ortamda bulunan belgeleri incelemek ve değerlendirmek suretiyle, elde edilen verileri yorumlamada kullanılan sistematik süreçlerden oluşan işlemlerdir (Bowen, 2009: 27). Çalışma, salgın kaynaklı vakalarda meydana gelen ölüm oranlarındaki artışa bağlı olarak bütün dünya ulusları tarafından kaygıyla takip edildiği için, yeni virüsün oluşturacağı olumsuz etkilerin turizm sektörü açısından değerlendirilmesi bakımından önemlidir. Elde edilen veriler özellikle uluslararası seyahatlerin, yerel düzeyde ortaya çıkan bu salgını kanatlandırarak dünyanın farklı yerlerine yayılmasında önemli bir role sahip olduğunu göstermektedir.

DÜNYA GENELİNDE YENİ KORONAVİRÜS (COVID-19) İSTATİSTİKLERİ ve TURİZM FAALİYETLERİNE ETKİLERİ

Çalışmanın bu kısmında, yeni koronavirüs ile ilgili Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Turizm Örgütü resmî web sayfalarında 31 Aralık 2019 ile 10 Mart 2020 tarihine kadar geçen süreçte yayınlanan raporlar, yapılan uyarılar doküman analizi yöntemi ile incelenmiş ve uluslararası açıdan tehdit oluşturan ölümcül virüse yönelik küresel çapta alınan önlemler sıralanmıştır.

Dünya Sağlık Örgütü, yeni koronavirüs ile ilgili güncel verileri (onaylanmış vaka sayıları, virüs kaynaklı ölümler, virüsün tespit edildiği ülkeler vb.) 21 Ocak 2020 tarihinden itibaren günlük olarak “Durum Raporu” başlığı altında resmî web sitesinde yayınlayarak dünya kamuoyunu kaygı verici gelişmeler hakkında sürekli bilgilendirmektedir (WHO, Situation Reports, 2020).

Dünya Sağlık Örgütü tarafından 9 Mart 2020’de yayınlanan 8 Mart 2020 tarihli 48 no’lu durum raporu şu şekildedir (WHO, Coronavirus disease 2019 (COVID-19) Situation Report -48):

Bulgaristan, Kosta Rika, Faroe Adaları, Fransız Guyanası, Maldivler, Malta, Martinik ve Moldova Cumhuriyeti’nde yeni koronavirüs vakaları bildirilmiştir.
Son eklenen rakamlarla birlikte virüs dünya genelinde 101 ülkeye yayılmıştır. Dünya Sağlık Örgütü, ülkelerin virüsle etkin mücadele edebilmesi için müdahale rehberlik paketi yayımlamıştır. Virüsle ilgili istatistiki bilgilerin sunulduğu ‘Sayılarla Durum’ başlığı altında dünya genelinde toplam 105.586 kişide (3656’si son 24 saat içinde), Çin’de 80.859 kişide (27’si son 24 saat içinde) ve Çin dışındaki ülkelerde 24.727 kişide (3610’u son 24 saat içinde) yeni koronavirüs vakası tespit edilmiştir. Virüs kaynaklı ölüm oranları incelendiğinde salgından Çin’de 3100 kişi (27’si son 24 saat içinde) ve Çin dışında 484 kişinin (71’i son 24 saat içinde) hayatını kaybettiği görülmüştür.

Dünya Sağlık Örgütü resmî web sitesinde 10 Mart 2020 tarihinde yayınlanan 9 Mart 2020 tarihine ait 49 no’lu durum raporu ise şu şekildedir (WHO, Coronavirus disease 2019 (COVID-19) Situation Report -49):

  • Virüs; Bangladeş, Arnavutluk ve Paraguay olmak üzere 3 ülkede daha rapor edilmiştir. Son eklenen rakamlarla birlikte virüs dünya genelinde 104 ülkeye yayılmıştır.
  • Salgının başlangıcından bu yana 57 ülkeye 584.000’den fazla cerrahi maske, 47.000 N95 maske, 620.000 eldiven, 72.000 önlük ve 11.000 gözlük sevk edilmiştir.
  • Son durum raporunun yayınlanmasının ardından Çin’de 80.904 (45’i yeni) ve Çin dışında 28.673 (3948’i yeni) olmak üzere dünya genelinde toplam 109.577 (3993’ü yeni) vaka onaylanmıştır.
  • Hastalık kaynaklı ölüm sayısı Çin’de 3123 (23’ü yeni), Çin dışında 686 (202’si yeni) olmak üzere toplamda 3809 (225’i yeni) rakamların ulaşmıştır.
  • Çin’de salgın kaynaklı en fazla ölüm Hubei eyaletinde (3007) gerçekleşmiştir.
  • Çin dışında salgın kaynaklı en fazla ölüm İtalya (366) ve İran’da (194) gerçekleşmiştir.

Dünya Sağlık Örgütü resmî web sitesinde 11 Mart 2020 tarihinde yayınlanan 10 Mart 2020 tarihine ait 50 no’lu durum raporu ise şuşekildedir (WHO, Coronavirus disease 2019 (COVID-19) Situation Report -50):

  • Virüs; Brunei Sultanlığı, Moğolistan, Kıbrıs, Guernsey ve Panama olmak üzere 5 ülkede daha rapor edilmiştir. Son eklenen rakamlarla birlikte virüs dünya genelinde 109 ülkeye yayılmıştır.
  • 9 Mart 2020 tarihi itibariyle toplam 45 taraf devlet, Dünya Sağlık Örgütüne COVID-19 salgını ile ilgili uyguladıkları ek sağlık önlemleri hakkında bilgi vermiştir.
  • Son durum raporunun yayınlanmasının ardından Çin’de 80.924 (20’si yeni) ve Çin dışında 32.778 (4105’i yeni) olmak üzere dünya genelinde toplam 113.702 (4125’i yeni) vaka onaylanmıştır.
  • Salgın kaynaklı ölüm sayısı Çin’de 3140 (17’si yeni), Çin dışında 872 (186’sı yeni) olmak üzere toplamda 4012 (203’ü yeni) rakamlarına ulaşmıştır.

Salgına ait 48-49 ve 50 numaralı başlıklar ile yayınlanan durum raporları virüsün küresel çapta açtığı tahribatı gözler önüne sermeye yetmektedir.

Uluslararası halk sağlığını tehdit eden bu yeni salgına karşı Dünya Sağlık Örgütü’nün talimatları doğrultusunda bütün dünya kırmızı alarma geçmiş durumdadır. Virüs ile ilgili yakın zamanlı bilimsel çalışmalar da incelendiğinde virüsün dünya geneline yayılmasında, virüsü taşıyan kişilerin yaptıkları seyahatlerin etkili olduğu anlaşılmaktadır (Wilson ve Chen, 2020: 2). Bu durum da ulusal hükümetleri seyahat sağlığı konusunda bir dizi önlem almaya itmektedir. Virüsün yayılmasını yavaşlatmak ve durdurmak için alınan seyahat tedbirlerinin etkilediği sektörlerin başında turizm gelmektedir.

Dünya Turizm Örgütü yaşanan gelişmeleri ilgiyle ve kaygıyla takip ederek, uluslararası toplum sağlığı açısından tehdit arz eden bu salgına karşı Dünya Sağlık Örgütü’nün tedbir kararlarını referans alarak resmî web sayfasından yapmış olduğu duyurular ile özellikle seyahat eden ve seyahat planları olan kişileri sorumlu bir biçimde sürekli uyarmaktadır. Dünya Turizm Örgütü tarafından yapılan uyarılarda, durumun turizm sektörü açısından vahamet taşısa da önceliğin insan ve toplum sağlığı olduğu önemle vurgulanmaktadır (UNWTO, Tourism and Coronavirus Disease (COVID-19), 2020).

Dünya Turizm Örgütü resmî web sayfasında 31 Ocak 2020 tarihinde koronavirüs ile ilgili yayınlanan dokümanda Çin’de ortaya çıkarak kısa süre içerisinde dünya çapında tehdit oluşturan salgın ile ilgili gelişmelerin anlık takip edildiği ve Dünya Sağlık Örgütü ile yakın işbirliği içerisinde olduğu belirtilmektedir. Aynı dokümanda turizmin sorumluluğu başlığı altında turizm sektörünün insanları ve refahlarını ilk sıraya koyarak, turizm sektörünün göstereceği hassasiyet ve iş birliğinin salgının durdurulmasında hayati öneme sahip olacağı vurgulanmaktadır (UNWTO Statement on the Novel Coronavirus Outbreak, 2020).

Dünya Turizm Örgütü resmî web sayfasında 6 Mart 2020 tarihinde güncellenerek yayınlanan “Turizm ve Koronavirüs Salgını” adlı başlıkta turizm sektörünün sahip olduğu sosyal yönü ile toplumlar arası etkileşimden diğer ekonomik faaliyetlerden daha fazla etkilendiği ve Çin’de ortaya çıkan salgının turizm sektörü başta olmak üzere küresel çapta birçok sektörü etkilediği ve etkileyeceği belirtilmektedir (UNWTO Tourism and Coronavirus Disease (COVID-19), 2020).

Dünya Turizm Örgütü resmî web sayfasında 5 Mart 2020 tarihinde güncellenerek yayınlanan “COVID-19 Salgınının Uluslararası Turizm Üzerindeki Etki Değerlendirmesi” adlı dokümanda yer alan anahtar mesajlar şu şekilde belirtilmiştir (UNWTO Impact Assessment of the COVID19 Outbreak on International Tourism, 2020):

  • Küresel çapta seyahat kısıtlamaları ve uçuş iptalleri devam ederken, ulusal ve uluslararası ölçekte seyahat hizmetlerinin arzı salgına bağlı olarak önemli ölçüde azalmıştır.
  • Virüsün etki alanı ve yayılma hızı göz önüne alındığında, COVID-19’un uluslararası turizm üzerindeki etkilerini tahmin etmek için henüz çok erkendir.
  • COVID-19’un coğrafi etki alanı ve yayılma hızı hesaba katıldığında, salgının küresel turist hareketliliğini %1 ila %3 oranında azalttığı tahmin edilmektedir. İlgili durum, uluslararası turizm gelirlerinde yaklaşık 30 ila 50 milyar Amerikan doları kayıp anlamına gelmektedir.
  • Asya ve Pasifik Bölgesi’nin salgın nedeniyle turist hareketliliğinden en fazla etkilenen bölge olması beklenmektedir.
  • COVID-19 uluslararası düzeyde bütün turizm faaliyetlerini etkileyecektir.
  • Turizm sektörü içerisinde faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmelerde bu zararların daha fazla hissedileceği öngörülmektedir.

Yukarıda yer alan bilgiler ve Dünya Turizm Örgütü resmî web sayfasında salgın ile ilgili yer alan dokümanlar,  salgının uzun vadede dünya turizmini olumsuz etkileyeceğini gösterir niteliktedir.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından salgının durdurulması ve kontrol altına alınmasına yönelik eylemlerde ulusal yönetimlere ciddi görevler düşmektedir. Ulusal yönetimler tarafından salgının ortaya çıktığı andan itibaren uluslararası sağlık ve güvenlik konuları dikkate alınarak katı bir biçimde uygulanan ülkelere giriş çıkış yasakları, salgının tespit edildiği bölgelerde uygulanan karantinalar, iptal edilen ya da iptali söz konusu olan uluslararası çapta spor ve sanat etkinlikleri ile seyahat kısıtlamaları salgınla mücadelede önem arz etmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün uyarıları ve yayınladığı raporlar doğrultusunda yukarıda sayılan ve ulusal hükümetler tarafından uygulanan önlemler şu şekilde örneklendirilebilmektedir:

  • Başta Çin olmak üzere salgının tespit edildiği ülke ve bölgelerde halk sağlığını korumaya yönelik uygulanan geniş çaplı karantinalar ve seyahat kısıtlamaları.
  • Salgının yoğun olarak hissedildiği ve salgına bağlı olarak ölüm olaylarının yaşandığı Çin, İtalya, İran ve Moğolistan için Sağlık Bakanlıklarının yapmış oldukları seyahat uyarıları (T.C. Sağlık Bakanlığı Seyahat Sağlığı, 2020).
  • 10 Mart 2020 tarihinden itibaren COVID-19 salgını nedeniyle tüm İtalya’nın karantina altına alınması (İtalya Sağlık Bakanlığı, 2020).
  • İtalya’da bütün eğitim kurumlarının en az 3 Nisan 2020 tarihine kadar eğitime ara vermesi, seyahat kısıtlamaları ve İtalya Ulusal Futbol Ligi Seria A’nın da içinde bulunduğu sportif organizasyonlarda 3 Nisan 2020 tarihine kadar müsabakaların askıya alınması (İtalya ve Koronavirüs, 2020).
  • Dünya genelinde havayolu işletmelerinin salgının yoğun olarak görüldüğü ülkelere seferlerini iptal etmesi.
  • UEFA tarafından düzenlenen ve dünya çapında ilgiyle takip edilen Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi müsabakalarının seyircisiz oynanması.
  • Salgının yoğun olarak etkilediği bölgelerden gelen yolcuların kabul edilmemesi ve özellikle havaalanlarında, hudut ve gümrüklerde geniş çaplı güvenlik önlemlerinin alınması.
  • Salgının etkisi altına aldığı ülkelerde eğitime ara verilmesi.
  • Dünyanın en çok ziyaretçi kabul eden Louvre gibi müzelerin salgın sebebiyle ziyaretlere kapatılması.
  • Salgın sebebiyle Katolik mezhebinin merkezi olan Vatikan’da binlerce insanın katılımıyla pazar günleri gerçekleşen ayinin Papa tarafından çevrimiçi olarak gerçekleştirilmesi.
  • Dünya genelinde geniş çaplı katılımlara sahip ve oluşturduğu ekonomik etkiler ile ülkeler açısından önemli festival, konser, kongre ve fuarlar gibi kültürel ve sanatsal faaliyetlerin iptal edilmesi.
  • Dünya turizm pazarı açısından önemli bir bölge olan Uzak Doğu ve Çin pazarına yönelik uygulanan seyahat kısıtlamaları ve rezervasyon iptalleri gibi uygulamaların; başta ulaşım ve konaklama olmak üzere turizm sektöründe etkileri uzun süre hissedilecek gelir kayıplarına yol açması.

Yukarıda dünya basınında sıklıkla yer alarak sıralanan ve Dünya Sağlık Örgütü’nün talimatları ile ulusal hükümetler tarafından gün geçtikçe yenileri eklenerek alınan önlemler, küresel ölçekte infiale sebebiyet vermektedir. Salgının etki alanı ve salgınla ilişkili ölüm vakalarında yaşanan artış ulusal hükümetleri daha geniş çaplı önlemler almaya itmektedir.

SONUÇ VE ÖNERİLER

Çin’in Vuhan şehrinde ortaya çıktığı andan itibaren kısa süre içerisinde dünyaya yayılan ve etkileri itibari ile uluslararası sağlık otoritelerini harekete geçiren yeni koronavirüs ile ilgili Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan çalışmalar ve yayınlanan raporlar tüm dünya tarafından ilgi ve kaygıyla takip edilmektedir. Çin’den yayılarak uluslararası halk sağlığını tehdit eden bu yeni salgına karşı Dünya Sağlık Örgütü’nün talimatları doğrultusunda ulusal yönetimler de halk sağlığının korunması ve salgından en az hasarla kurtulabilmek için çeşitli önlemler almaktadır. Fakat önlemlerin katılaştırılmasına rağmen salgının etki alanı ve salgına bağlı olarak gelişen ölüm vakalarında sürekli artış gözlemlenmesi uluslararası düzeyde ciddi kaygılara sebebiyet vermektedir. Yeni koronavirüs olarak adlandırılan bu salgının çalışma kapsamında turizm ile ilişkilendirilmesinin altında yatan en önemli sebep; hastalığın yayılmasında ve etki alanının genişlemesinde son derece etkili olan uluslararası seyahatler konusunun altının çizilmesidir.

Uluslararası seyahatler, yerel düzeyde ortaya çıkan bu salgını kanatlandırarak dünyanın farklı yerlerine yayılmasında önemli bir role sahip olmuştur. Dünya Sağlık Örgütü’nün talimatları doğrultusunda ulusal yönetimler öncelikli olarak; sınır güvenliklerine ve hastalığın etkili olduğu bölgelerden gelebilecek tehlikelere karşı güvenlik tedbirlerini arttırma yoluna gitmişlerdir. Ulusal yönetimler tarafından salgının ortaya çıktığı andan itibaren uluslararası sağlık ve güvenlik konuları dikkate alınarak katı bir biçimde uygulanan önlemleri genel olarak şu şekilde sınıflandırmak mümkündür:

  • Arttırılan sınır güvenlikleri ve ülkelere giriş çıkış yasakları
  • Salgının tespit edildiği bölgelerde uygulanan karantinalar
  • Salgının yayılmasına yönelik kamusal alanlarda yapılan dezenfeksiyon uygulamaları
  • İptal edilen ya da iptali söz konusu olan ulusal ve uluslararası düzeyde spor ve sanat etkinlikleri
  • Sokağa çıkma yasakları
  • Seyahat kısıtlamaları
  • Eğitime ara verilmesi uygulamaları

Çalışmanın amacı doğrultusunda Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Turizm  Örgütü’ne ait resmî web sitesinde yayınlanan raporlar ve bilimsel çalışmalar incelendiğinde; salgının ortaya çıktığı andan itibaren dünya genelinde koruyucu maske, eldiven gibi sağlık malzemelerine olan talebin arttığı ve talep artışına bağlı olarak ilgili sağlık malzemelerin fiyatlarında da ciddi artışların meydana geldiği saptanmıştır (Mahase, 2020: 1). Ayrıca virüsün Çin ve Dünya ekonomisine olan etkilerini inceleyen çalışmalarda virüsün yılın ilk çeyreğinde Çin ekonomisini yaklaşık 62 milyar dolar ve dünya ekonomisini de 280 milyar doları aşan zarara uğratacağı tahmin edilmektedir (Ayittey vd., 2020).

Dünya Turizm Örgütü’ne ait raporlar incelendiğinde; virüsün etki alanı ve yayılma hızı göz önüne alındığında COVID-19’un uluslararası turizm üzerindeki etkilerini tahmin etmek için henüz çok erken olduğu ve salgının uluslararası düzeyde bütün turizm faaliyetlerini etkileyeceği vurgusu yapılmıştır. Ayrıca; ulusal ve uluslararası ölçekte seyahat hizmetleri arzının salgına bağlı olarak önemli ölçüde azaldığı ve salgının küresel turist hareketliliğini %1 ila %3 oranında azalttığı, bu durumunda uluslararası turizm gelirlerinde yaklaşık 30 ila 50 milyar Amerikan doları kayıp anlamına geleceği belirtilmiştir (UNWTO Impact Assessment of the COVID-19 Outbreak on International Tourism, 2020).

Araştırma Sahibi:
Yusuf ACAR, 4 (1) 2020
Güncel Turizm Araştırmaları Dergisi

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı