Premenstrüel sendrom yani adet öncesi gerginlik sendromu (PMS), kadınlarda adet döngüsünün yumurtlama fonksiyonundan sonra başlayan döneminde, şişkinlik, baş ağrısı, halsizlik ve kilo alımı gibi fiziksel ve depresif duygu durum, irritabilite, gerginlik gibi ruhsal belirtiler yarattığı bir durumdur. Merkezi sinir sisteminde oluşan duyarlılık ve genetik etkenlere bağlı olarak ortaya çıkan adet öncesi gerginlik sendromu kadın nüfusunun yaklaşık yüzde 80’ini etkilemektedir.
Hemanjiom, kan damarlarının anormal büyümesi sonucu oluşan kanserli olmayan yani iyi huylu bir tümördür. Hemanjiomlar, ciltte fazladan büyüyen kan damarlarından oluşan yaygın bir damarsal doğum lekesi olarak tanımlanır. İstatistik olarak tüm yenidoğanların yaklaşık %2 ila 3'ünde gelen hemanjiomlar prematüre bebeklerde daha sık görülür. Vücudun herhangi bir yerinde oluşabilen hemanjiomlar en yaygın olarak baş ve boyun bölgesinde ortaya çıkar.
Yemeklerden sonra mide üstünde ağrı, açken midede kazınma, şişkinlik, tokluk hissi, sık acıkma, bulantı veya kusma gibi şikayetler helikobakter pilorinin sebep olduğu hastalıklardan kaynaklı olabiliyor. İnsanlara genellikle çocukluk çağında bulaşıp mideyi enfekte eden bir bakteri türü olan helikobakter pilori gastrit ve mide ülseri oluşmasına yol açabiliyor. Helikobakter pilori nadir de olsa bazı tür mide kanserleri için de risk faktörüdür.
Haşimato hastalığı, tiroid bezini etkileyen, hipotiroidizme veya tiroidin az çalışmasına neden olan otoimmün bir hastalıktır. Haşimato hastalığında bağışıklık sistemi hücreleri, tiroidin hormon üreten hücrelerinin ölümüne yol açabilir. Hastalık genellikle hormon üretiminde azalmaya (hipotiroidizm) neden olur. Vücudun çeşitli bölgelerini etkileyen haşimato, yorgunluk, kilo alma ve kabızlık gibi semptomlara neden olur. Hashimoto hastalığı ilaçla tedavi edilebilir.
Konjenital yani doğumsal iktiyoz olarak da adlandırılan Harlequin bebek sendromu, cildi etkileyen ve nadir olarak görülen kalıtsal bir deri bozukluğudur. Halk arasında palyaço bebek olarak da adlandırılmaktadır. Harlequin sendromu ile dünyaya gelen bebeklerin cildi balık pullarına benzeyen kalın, elmas şeklindeki plakalarla kaplıdır. Yüzdeki anormal tabaklar bebeğin nefes alıp vermesinde yol açtığı zorluklar nedeniyle hayati riske neden olabilir.
Halüsinasyon, gerçek anlamda hiçbir nesne görünmezken, ses, koku ya da dokunma yokken, kişinin bunları varmış gibi hissettiği, beynin bu olmayan duyuları gerçekmiş gibi algıladığıbir durumdur. Ancak bazı akıl sağlığı problemleri, ilaçların yan etkileri, epilepsi, uyuşturucu madde veya yoğun alkol kullanımı gibi fiziksel hastalıklar duyu organları ile beyin arasındaki dengeyi bozarak kişinin gerçek olmayan duyuları algılamasına neden olur. Görme, işitme, tat alma, dokunma, derin duyu-denge, iç organlarından gelen duyular ve tüm bunların birleşenleri beyni uyarır ve dış dünyanın doğru bir şekilde algılanmasını sağlar. Gerçekle hiçbir bağlantısı olmayan duyumları yaşayan yani halüsinasyon gören kişiler, “duymuyor musun alt komşu bana küfür ediyor, bak spiker eliyle beni işaret etti, koltukta oturup bana gülen kadını görmüyor musun, kolumun üzerinde örümcekler geziyor, her yer çürük kokuyor” gibi aslında olmayan iddialarda bulunabilir.
Pektus karinatum hastalığı olarak da bilinen güvercin göğsü, iman kemiği, kıkırdak ve kaburga kemiklerinden oluşan göğsün ön tarafının öne doğru gelişmesinden meydana gelmektedir. Kunduracı göğsünden sonra en sık rastlanan göğüs kafesi deformitesidir. Güvercin göğsü özellikle ergenlik döneminde belirginleşmektedir. Göğüs de oluşan estetik bozukluk nedeniyle kişilerde sosyal ya da psikolojik problemlere yol açabilmektedir. Memorial Bahçelievler Hastanesi Göğüs Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Murat Akkuş, güvercin göğüs ve tedavisi hakkında bilgi verdi.
Gül hastalığı, burun, yanaklar, alın, çene, boyun ve göğüs bölgesinde kaybolup, tekrar çıkan, bazen uzun süren kızarıklıklarla karakterize bir cilt rahatsızlığıdır. Kan damarlarının genişlemesine, irin dolu küçük şişlikler oluşmasına ve yüzde sıcaklık hissedilmesine neden olabilir. Gül hastalığı zaman zaman alevlenerek kendisini gösterir. Genellikle 30 yaşından sonra görülen rozase hastalığında kızarıklık, döküntü ve yanma gibi belirtiler görülür. Gül hastalığı tedavisinde topikal ilaçlar, lazer tedavisi ya da cerrahi müdahaleler yer alır.
Bu sitedeki bilgiler, sağlıklı yaşam konusunda genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişisel sağlık durumunuzla ilgili herhangi bir karar vermeden önce mutlaka doktorunuza danışınız. Bu sitedeki bilgiler, tıbbi tavsiye olarak değerlendirilmemeli, herhangi bir hastalığın teşhisi veya tedavisi için kullanılmamalıdır. Doktor.net.tr, bu sitede yer alan bilgilerin doğruluğu, eksiksizliği veya güncelliği konusunda herhangi bir garanti vermez. Bu sitedeki bilgileri kullanmanızın sonucunda ortaya çıkabilecek herhangi bir sorun için Doktor.net.tr sorumlu tutulamaz.
