Premenstrüel sendrom yani adet öncesi gerginlik sendromu (PMS), kadınlarda adet döngüsünün yumurtlama fonksiyonundan sonra başlayan döneminde, şişkinlik, baş ağrısı, halsizlik ve kilo alımı gibi fiziksel ve depresif duygu durum, irritabilite, gerginlik gibi ruhsal belirtiler yarattığı bir durumdur. Merkezi sinir sisteminde oluşan duyarlılık ve genetik etkenlere bağlı olarak ortaya çıkan adet öncesi gerginlik sendromu kadın nüfusunun yaklaşık yüzde 80’ini etkilemektedir.
Klostrofobi, asansör, uçak, mağara, kilitli oda ve bodrum katları gibi kapalı alanda kalma korkusu olarak bilinen bir kaygı bozukluğudur. Genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde ortaya çıkar. Kapalı alanlara karşı yoğun bir korku söz konusudur. Birçok farklı durum veya duygu klostrofobiyi tetikleyebilir. Bazı durumları yalnızca düşünmek bile klostrofobiyi tetikleyebilir.
Klinefelter sendromu, erkeklik hormon seviyesi düşüklüğü ve kısırlık ile ilgili en yaygın cinsiyet kromozom bozukluğudur. Sadece erkek cinsiyetine özgü genetik bir rahatsızlık olan Klinefelter sendromu genellikle yetişkinlik yaşına kadar teşhis edilememektedir. Normal testislerden daha küçük boyutlarda testislere sahip olan Klinefelter sendromu hastalarında; buna bağlı olarak daha düşük testosteron üretimi olmaktadır. Etkileri her hastada farklı olabilen Klinefelter sendromu ayrıca kas kütlesi, vücut veya yüzdeki kılların azalmasına ya da meme dokusunun büyümesine de neden olabilmektedir. Bu rahatsızlığa sahip erkeklerin çoğu ya çok az sperm ürettiği ya da hiç sperm üretemediği için infertilite yani kısırlıkla karşı karşıya kalabilmektedir. Günümüzdeki yardımcı üreme imkanları ile Klinefelter sendromlu bazı erkekler çocuk sahibi olabilmektedir. Memorial Şişli Hastanesi Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezi’nden Tıbbi Genetik Uzmanı Dr. Serhat Seyhan, Klinefelter sendromunun nedenleri, belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Psikolojik bir rahatsızlık olan kleptomani, halk arasında çalma hastalığı olarak tanımlanıyor. Kleptomanlar tarafından çalınan eşyalar genellikle kullanılmamak üzere saklanıyor. Hatta bazı kişiler çaldıkları eşyaları bağışlayabiliyor, aile üyelerine ve arkadaşlarına hediye edebiliyorlar. Bazen çaldıkları yere geri giderek bırakabiliyorlar. Çalma dürtüsü dönem dönem gidip gelebiliyor, zamanla daha az ya da daha yoğun şekilde hissedilebiliyor. Kleptomani konusunda uzman yardımı alınması büyük önem taşıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uz. Psi. Arzu Beyribey, kleptomani (çalma- hırsızlık hastalığı) hakkında bilgi verdi.
Kişilik, genetik yatkınlık önemli olmakla beraber ağırlıklı olarak çevreyle etkileşim sonucu oluşmaktadır. Bir insanın doğduğu andan itibaren çevresinde yer alan bireylerle olan etkileşimi kişilik oluşumunda derin izler bırakmakta ve kişiliğin şekillenmesinde etkili olmaktadır. Kişilik bozukluğu ise ergenlik ya da erken yetişkinlik dönemlerinde ortaya çıkan ve artık kişilik özelliklerinden biri haline gelmiş bir rahatsızlıktır. Kökleri çok derinlere inen bu bozuklukların tedavi süreci uzundur ve süreklilik gerektirmektedir.
Kistik fibrozis, ter ve mukus üreten bezlerin hücrelerindeki anormallik sonucu akciğer, pankreas ve diğer organlarda yapışkan ve yoğun mukus birikmesine neden olan genetik bir hastalıktır. Kistik fibrozis olan kişilerde kalın, yapışkan ve yoğun mukus akciğerleri olumsuz etkileyip solunum yollarını tıkayarak nefes almayı zorlaştırır. Bu mukus birikimi ayrıca pankreastaki kanalları da tıkayarak besinlerin sindirilmesinde sorunlara yaratır. Akciğerleri etkilediği için yaygın görülen kistik fibrozis belirtileri arasında balgamlı öksürük, nefes darlığı ve sinüslerde tıkanıklık görülür. Kistik fibrozis tedavisi genellikle akciğerleri temizlemek ve doğru beslenmek üzerine yoğunlaşır.
Kireçlenme, vücutta aşırı kalsiyum birikmesi ile ortaya çıkan bir durumdur. Özellikle yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan hücresel kayıplar sonrası görülmeye başlanan kireçlenme genç yaştada eklemlerde ortaya çıkabilmektedir. Kireçlenme, eklemler yanı sıra yumuşak dokular, atardamarlar ve organlarda da dahil olmak üzere vücudun bir çok yerinde ortaya çıkabilir.
Kızıl hastalığı, özellikle 5-15 yaş arası çocuklarda yaygın olan, yüksek ateş, boğaz ağrısı ve kırmızı döküntü gibi belirtiler gösteren A grubu streptokok bakterilerinin neden olduğu enfeksiyon hastalığıdır. Kızıl hastalığı belirtileri, parlak dil, boğaz, boyun ve deride kırmızı döküntüler şeklinde görülür. Çocukların günlük yaşamını olumsuz etkileyen kızıl hastalığı genellikle ciddi sonuçlar doğurmaz ve kısa süre içinde geçe ancak şiddetli kızıl hastalığı vakaları doktor kontrolünde tedavi gerektirir.
Bu sitedeki bilgiler, sağlıklı yaşam konusunda genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişisel sağlık durumunuzla ilgili herhangi bir karar vermeden önce mutlaka doktorunuza danışınız. Bu sitedeki bilgiler, tıbbi tavsiye olarak değerlendirilmemeli, herhangi bir hastalığın teşhisi veya tedavisi için kullanılmamalıdır. Doktor.net.tr, bu sitede yer alan bilgilerin doğruluğu, eksiksizliği veya güncelliği konusunda herhangi bir garanti vermez. Bu sitedeki bilgileri kullanmanızın sonucunda ortaya çıkabilecek herhangi bir sorun için Doktor.net.tr sorumlu tutulamaz.
