Premenstrüel sendrom yani adet öncesi gerginlik sendromu (PMS), kadınlarda adet döngüsünün yumurtlama fonksiyonundan sonra başlayan döneminde, şişkinlik, baş ağrısı, halsizlik ve kilo alımı gibi fiziksel ve depresif duygu durum, irritabilite, gerginlik gibi ruhsal belirtiler yarattığı bir durumdur. Merkezi sinir sisteminde oluşan duyarlılık ve genetik etkenlere bağlı olarak ortaya çıkan adet öncesi gerginlik sendromu kadın nüfusunun yaklaşık yüzde 80’ini etkilemektedir.
Yaşam süresinin uzaması ile birlikte toplumda kalp hastalıklarının görülme sıklığı da artış gösteriyor. Halk arasında kalp yetmezliği olarak da bilenen “Konjestif kalp yetmezliği” özellikle akciğerler, batın ve bacaklar gibi organlarda sıvı birikimi, ödem ile kendini gösteriyor. Sağ ya da sol olmak üzere kalbin tek tarafını da etkileyebilen bu rahatsızlık, kalp kasının hasar gördüğü ve zayıfladığı durumlarda ortaya çıkıyor. Pek çok sebebe bağlı olarak gelişebilen konfestif kalp yetmezliğinin tedavisi ise hastalığın nedenine yönelik planlanıyor. Genellikle ileri yaş hastalığı olarak değerlendirilen bu hastalık her yaşta görülebiliyor. Memorial Dicle Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Aziz Karabulut, konjestif kalp yetmezliği ile ilgili bilgi verdi.
Diz kapağının alt tarafındaki dokunun yani kıkırdağın yumuşaması veya parçalanmasıyla ortaya çıkan kondromalazi patella rahatsızlığı, diz ve uyluk kemiğinin birbirine sürtünmesine neden oluyor. Kıkırdak tabakasındaki bozulmadan kaynaklanan bu sürtünme, dayanılmaz diz ağrıları ve dizde gıcırdama hissine sebebiyet verebiliyor. Halk arasında koşucu dizi olarak da adlandırılan kondromalazi patella semptomlarını kontrol altına almak için ilk etapta istirahat, soğuk uygulama, dizlik kullanımı ve egzersizlerle diz çevresindeki kasları kuvvetlendirilmesi öneriliyor. Memoral Şişli Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. İlknur Saral, kondromalazi patella rahatsızlığının nedenleri, belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Kolon kanseri, kolon veya rektumun iç yüzeyinde anormal hücre büyümesi ile başlayan kanser türüdür. Bu büyümeler polip olarak ortaya çıkar. Çoğu polip iyi huylu olsa da, türüne göre, 1 cm'den büyükse, 3'den fazla polip bulunuyorsa polipte displazi görünüyorsa bu polipler zamanla kanserleşebilir. Polipte kanser geliştiğinde bu polipler zamanla kolon ve rektum duvarına doğru büyürler. Kolonu kaplayan normal hücreler kontrolsüz bir şekilde büyür ve değişir. Kolon kanseri yaşamı tehdit eden bir hastalıktır ancak erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir. Genellikle kolonun iç astarındaki poliplerle başlar.
Kolit, kalın bağırsağın iltihaplanma sonucu tahriş olması ve şişmesidir. Ülseratif kolit ise kalın bağırsağın iç yüzeyindeki tabaka olan kolon mukozasında iltihaplanma meydana gelmesi sonucu oluşan inflamatuar bir bağırsak hastalığıdır. Kolonda meydana gelen bu iltihaplanma dışkıyı daha acil, ağrılı, akıcı veya kanlı bir hale getirebilir. Ülseratif kolit, mukozada iltihaplı ve kanamalı yaralara (ülser) sebep olur. En yaygın nedeni enfeksiyon olan kolit, akut veya kronik olarak gelişebilir.
Kolesterol, karaciğer tarafından üretilen, vücudun hücre oluşturmak, vitamin ve diğer hormonları üretmek için kullandığı mumsu, yağ benzeri bir maddedir. Vücudun hormonları, D vitaminini ve yiyecekleri sindirmesine yardımcı olan maddeleri üretmek kolesterole ihtiyacı vardır. Vücut ihtiyaç duyulan bu kolesterolü üretir. Ancak vücut kolesterole ihtiyaç duysa da kanda çok fazla yer alması kalp hastalıkları riskinin artmasına neden olabilir. Bu nedenle kolesterol dengesinin sağlanması sağlık açısından önemlidir.
Kolera hastalığı, vibrio cholerae adlı toksijenik bir bakterinin neden olduğu bakteriyel ince bağırsak hastalığıdır. Kolera genellikle kirli su ve kişisel hijyenin yetersiz olduğu yerlerde, bakterinin içecek ve yiyeceklere bulaşması ile yayılır. Hızlı bir şekilde yayılan ve ciddi bir hastalık olan kolera, hastalarda şiddetli ishal ve dehidrasyona neden olarak ölüme sebebiyet verebilir.
Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), kısıtlı hava akışına ve solunum sorunlarına neden olan bir akciğer hastalığıdır. Akciğer damarlarının kronik tıkanıklığı ile karakterizedir. KOAH, öksürük, balgam çıkarma ve özellikle efor sarf etmekle beraber oluşan nefes darlığı şeklinde ortaya çıkar. Sigara, çevre ve hava kirliliği, ısınmak ya da yemek pişirmek için kullanılan biyoyakıtların gazları KOAH’ın sebepleri arasında yer alır. Akciğer enfeksiyonları KOAH'lı kişilerde ciddi sorunlara neden olabilir. Grip ve pnömoni aşıları gibi bazı aşılar özellikle KOAH'lı kişiler için önemlidir.
Bu sitedeki bilgiler, sağlıklı yaşam konusunda genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişisel sağlık durumunuzla ilgili herhangi bir karar vermeden önce mutlaka doktorunuza danışınız. Bu sitedeki bilgiler, tıbbi tavsiye olarak değerlendirilmemeli, herhangi bir hastalığın teşhisi veya tedavisi için kullanılmamalıdır. Doktor.net.tr, bu sitede yer alan bilgilerin doğruluğu, eksiksizliği veya güncelliği konusunda herhangi bir garanti vermez. Bu sitedeki bilgileri kullanmanızın sonucunda ortaya çıkabilecek herhangi bir sorun için Doktor.net.tr sorumlu tutulamaz.
