Premenstrüel sendrom yani adet öncesi gerginlik sendromu (PMS), kadınlarda adet döngüsünün yumurtlama fonksiyonundan sonra başlayan döneminde, şişkinlik, baş ağrısı, halsizlik ve kilo alımı gibi fiziksel ve depresif duygu durum, irritabilite, gerginlik gibi ruhsal belirtiler yarattığı bir durumdur. Merkezi sinir sisteminde oluşan duyarlılık ve genetik etkenlere bağlı olarak ortaya çıkan adet öncesi gerginlik sendromu kadın nüfusunun yaklaşık yüzde 80’ini etkilemektedir.
Mesanedeki idrarın dışarı atılmasını sağlamaya yardımcı tüp olan üretra, normal koşullarda idrarın içinden serbestçe dışarı akabilmesi için yeterli genişliği sahiptir ancak bazı koşullar ve sebepler ortaya çıktığında bu bölgede daralma meydana gelir ve akış bozulabilir. Erkeklerde daha sık görülen üretra darlığı, üretraya uygulanan tıbbi bir prosedür, takılan kateterin uzun süre kullanımı, travma ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar sebebiyle ortaya çıkabilir.
Böbreklerde oluştuktan sonra idrar kanalına düşen üreter taşları, dayanılmaz bir ağrıya neden olarak yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Farklı nedenlerle oluşan üreter taşları; cinsine, büyüklüğüne ve bulunduğu yere göre farklı yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Bülent Altunoluk, üreter taşlarıyla ilgili bilgi verdi.
Ülser, mide asidinin koruyucu mide zarını aşındırması sonucu ince bağırsağın üst kısmı veya midenin koruyucu astarında meydana gelen tahrip, doku kaybı ve açık yaralardır. Genellikle midenin üst kısmında yoğun yanma ve ağrıyla ortaya çıkan ülser, erkeklerde kadınlara oranla daha yaygın olarak görülür. Dengesiz beslenme, hızlı yemek yemek, besinleri çiğnemeden tüketmek ve uzun süre aç kalmak gibi faktörler ülser nedenleri arasındadır. Ülser tedavisinde çoğunlukla kullanılan yöntem ilaç tedavisidir. İlaç tedavisinin dışında asit ve pepsin salgısını engellemek için bu salgıyı uyaran sinirin (vagus siniri) kesilmesi de bir diğer ülser tedavisi alternatifidir.
Uyuz hastalığı, sarcoptes scabiei(uyuz böceği) adlı mikroskobik akarın deriyi istila edip, yuva yaptığı bölgede şiddetli kaşıntıya neden olduğu bulaşıcı bir deri hastalığıdır. Uyuzun en sık görülen belirtileri geceleri şiddetlenen yoğun kaşıntı, kızarıklık ve deri döküntüsü ile içi sıvı dolu kabarcıklar oluşmasıdır.
Uyku terörü, uyku esnasında çığlık atma, yoğun korku ve fiziksel aktiviteler ile kendini gösteriyor. Gece terörü olarak da bilinen uyku terörü, genellikle uyurgezerlik ile eşleştiriliyor. Uyurgezerlik gibi, uyku terörü de uyku sırasında istenmeyen bir olay olan parasomni olarak ifade ediliyor. Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Özden Yener Çakmak, uyku terörü hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.
Uyku apnesi, üst solunum yolunu içeren hava yollarının tıkanması nedeniyle horlamanın yaşandığı, uyku sırasında solunumun tekrar tekrar kesilip geri başladığı solunum bozukluğudur. En yaygın türü obstrüktif uyku apnesidir. Sabahları yorgun uyanma, dikkatsizlik gibi sorunlara neden olabilen uyku apnesi tedavi edilmediği takdirde felç, kalp krizi ve ölüme yol açabilir.
Mikroskopla bile görülemeyecek kadar küçük olan ureaplasma, genellikle ürogenital (idrar ve üreme) yollarında yaşayan bakterilerdir. Ureaplasma, vücutta herhangi bir rahatsızlığa neden olmadığı sürece bir tedavi gerekmez. Ancak bazı durumlarda bu bakteriler olması gerekenden daha hızlı çoğalarak çeşitli hastalıklara neden olabilir. Genellikle cinsel yolla bulaşan ureaplasma, cinsel olarak aktif kadın ve erkek yetişkinler arasında yaygındır. Çocuklar ve cinsel olarak henüz aktif olmayan yetişkinler arasında nadir görülüyor. Zayıflamış bağışıklık sistemi olan HIV pozitif veya organ nakli olmuş kişiler yüksek ureaplasma enfeksiyonu riskine sahiptir. Vücuda vajina veya üretra yoluyla giren ureaplasma bakterileri tek hücreli ve hücre duvarı olmayan mikroorganizmalar olduğu için tedavisinde kullanılan penisilin ve antibiyotiklerin birçoğuna karşı direnç gösterebiliyor. Bu nedenle ureaplasma tedavisine başlanmadan önce kullanılacak antibiyotiğin yapılacak kültür testleri sonucunca belirlenmesi gerekiyor. Kültürle birlikte yapılan antibiyogram testinde mikroorganizmanın hangi antibiyotiğe duyarlı hangisine dirençli olduğu araştırılabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Fatih Yanaral, ureaplasma bakterisi kaynaklı sağlık problemleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Bu sitedeki bilgiler, sağlıklı yaşam konusunda genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişisel sağlık durumunuzla ilgili herhangi bir karar vermeden önce mutlaka doktorunuza danışınız. Bu sitedeki bilgiler, tıbbi tavsiye olarak değerlendirilmemeli, herhangi bir hastalığın teşhisi veya tedavisi için kullanılmamalıdır. Doktor.net.tr, bu sitede yer alan bilgilerin doğruluğu, eksiksizliği veya güncelliği konusunda herhangi bir garanti vermez. Bu sitedeki bilgileri kullanmanızın sonucunda ortaya çıkabilecek herhangi bir sorun için Doktor.net.tr sorumlu tutulamaz.
