Premenstrüel sendrom yani adet öncesi gerginlik sendromu (PMS), kadınlarda adet döngüsünün yumurtlama fonksiyonundan sonra başlayan döneminde, şişkinlik, baş ağrısı, halsizlik ve kilo alımı gibi fiziksel ve depresif duygu durum, irritabilite, gerginlik gibi ruhsal belirtiler yarattığı bir durumdur. Merkezi sinir sisteminde oluşan duyarlılık ve genetik etkenlere bağlı olarak ortaya çıkan adet öncesi gerginlik sendromu kadın nüfusunun yaklaşık yüzde 80’ini etkilemektedir.
Aplastik anemi, vücudun yeterli miktarda kan üretemediği durumda ortaya çıkan ciddi bir kan hastalığı olarak bilinir. Bu durum kişiyi yorgun, enfeksiyonlara ve kontrolsüz kanamaya daha yatkın hale getirir. Her yaşta görülebilen bir durum olan aplastik anemi, aniden ortaya çıkabilir ve müdahale edilmediğinde zamanla kötüleşebilir. Uzmanlar aplastik anemiyi tedavi edebilir ancak tek tedavi kök hücre naklidir.
Aort kapak darlığı hayatı tehdit eden önemli bir sorundur. Aort kapak darlığında kalp kanı pompalarken aort kapağından geçmekte zorlanır. Bu da kalbin iş yükünü artırır. Bu durum kişiyi kalp yetmezliğine kadar götürebilir. Bu nedenle aort kapak darlığı mutlaka tedavi edilmesi gereken bir problemdir. Memorial Şişli Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Sabri Demircan, aort kapak darlığı hakkında bilgi verdi.
Kalpten çıkan temiz kanın tüm vücuda dağıtılmasını sağlayan ana atardamar olan aort damarında, anevrizma adı verilen genişlemeler oluşabilir. Kontrolsüz yüksek tansiyon ve damar kireçlenmesi nedeniyle oluşan aort anevrizmasının en önemli belirtileri batıcı tarzda göğüs ağrısı, nefes darlığı, karın ve sırt ağrısıdır. Takip edilmediği takdirde çok ciddi sonuçlara ve hayati riske sebep olabilen aort anevrizmasının tedavisine ise anevrizmanın çapına ve yerleşimine göre karar veriliyor. Genellikle 5 cm’nin altındaki anevrizma genişlemelerinde hasta takibe alınırken, daha geniş anevrizmalarda ise açık ve kapalı ameliyat teknikleri kullanılarak anevrizma onarımı yapılabiliyor. Memorial Ankara Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Mehmet Çakıcı, aort anevrizması ile ilgili bilgi verdi.
Anosmi yani koku alamamak farklı nedenlerden kaynaklanabiliyor. Son yıllarda özellikle koronavirüs ile herkesin gündemine gelen anosmi bazı durumlarda kalıcı da olabiliyor. Anosmi hastalığının bitkisel bir tedavisi bulunmamakla birlikte, kokunun alınamadığı dönemde limon, nane, kahve gibi keskin kokulu gıdaların belirli aralıklarla koklanarak beyne uyarı gönderilmesi ile etkili sonuçlar alınabiliyor. Anosmi tedavisi koku alınamamasına neden olan sorunun belirlenmesinden sonra planlanıyor.
Anorektal bölge selim hastalıkları (Hemoroid, anal fissür, anal apse, anal fistül, makat kaşınması) çok sık görülen sağlık sorunları arasında yer alırken gündelik hayatta kişilerin yaşam kalitesini de bozuyor. Pek çok kişi doktora gitmeye çekindiği için tedavisini de geciktiriyor. Birbirinden farklı belirtileri ve tedavi yöntemleri olan bu hastalıkların multidisipliner bir şekilde tedavi edilmesi gerekiyor. Memorial Şişli Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü'nden Doç. Dr. Onur Bayraktar, anorektal bölge selim hastalıkları hakkında bilgi verdi.
Anoreksiya nervoza, hem kilo alma korkusu hem de psikolojik faktörlere bağlı vücuda kalori alımının sınırlandırılması veya hiç alınmaması sonucu aşırı kilo kaybına neden olan yeme bozukluğudur. Anoreksiya, gerek beden imajını koruma gerekse de psikolojik olarak çöküntü yaşanmasına neden olan gelişmelere bağlı olarak kişide yemek yeme isteğini baskılar, bu da kişinin aşırı kilo vermesine yol açar.
Ankilozan spondilit, omurgadaki eklemlerin birbirine kaynaması nedeniyle zamanla omurga duruşunu bozan iltihaplı bir romatizma hastalığıdır. Ankilozan spondilit zamanla kişide duruşun kamburumsu ya da öne eğik bir görüntü ortaya çıkarmasına ve hareket kabiliyetinde azalmaya neden olur. Bel, sırt, boyun ve kalçadaki ağrı ile karakterize bir hastalık olan ankilozan spondilit, oluşan bu belirtiler sonrası kişinin hareket etme yeteneğini kısıtlar.
Bu sitedeki bilgiler, sağlıklı yaşam konusunda genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişisel sağlık durumunuzla ilgili herhangi bir karar vermeden önce mutlaka doktorunuza danışınız. Bu sitedeki bilgiler, tıbbi tavsiye olarak değerlendirilmemeli, herhangi bir hastalığın teşhisi veya tedavisi için kullanılmamalıdır. Doktor.net.tr, bu sitede yer alan bilgilerin doğruluğu, eksiksizliği veya güncelliği konusunda herhangi bir garanti vermez. Bu sitedeki bilgileri kullanmanızın sonucunda ortaya çıkabilecek herhangi bir sorun için Doktor.net.tr sorumlu tutulamaz.
