Premenstrüel sendrom yani adet öncesi gerginlik sendromu (PMS), kadınlarda adet döngüsünün yumurtlama fonksiyonundan sonra başlayan döneminde, şişkinlik, baş ağrısı, halsizlik ve kilo alımı gibi fiziksel ve depresif duygu durum, irritabilite, gerginlik gibi ruhsal belirtiler yarattığı bir durumdur. Merkezi sinir sisteminde oluşan duyarlılık ve genetik etkenlere bağlı olarak ortaya çıkan adet öncesi gerginlik sendromu kadın nüfusunun yaklaşık yüzde 80’ini etkilemektedir.
Dermoid kistler, derinin altında ya da vücut içinde küçük şişlikler şeklinde ortaya çıkıyor. Genellikle kanserli olmayan bu hücreler eğer vücut içindeyse başka bir organa baskı yaparak komplikasyonlara neden oluyor. Vücut içindeki ve estetik kaygılara neden olan cilt altındaki kistler ameliyatla alınabiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Çağdaş Koç, dermoid kistlerle ilgili bilgi verdi.
Dermatomiyozit, cilt ve kaslarla birlikte vücudun diğer organlarını da etkileyebilen nadir bir inflamatuar hastalıktır. Bazı durumlarda vücudun kendi sağlıklı hücrelerine saldırması sonucu oluşabilir. Kas güçsüzlüğüyle birlikte cilt döküntüsü şeklinde belirtiler görülebilir. Her yaştan insanda görülebilmesine rağmen, dermatomiyozit tipik olarak 40'lı yaşların sonu ile 60'lı yaşların başındaki yetişkinleri etkiler. Ayrıca kadınlarda erkeklerden daha yaygındır.
Hem kadınlarda hem de erkeklerde görülen deri çatlağı, estetik görünümün bozulmasına yol açabiliyor. Özellikle hamilelik ve ergenlik dönemlerinde ortaya çıkan deri çatlağının en önemli nedenlerini kilo alıp verme, hormonlar ve genetik yatkınlık oluşturuyor. Kesin bir tedavisi bulunmayan cilt çatlaklarının rengi ve derinliği, fraksiyonel lazer, radyofrekans, dermaterapi, PRP gibi tedavi yöntemleriyle hafifletilebiliyor. En çok denenen alternatif tedavi yöntemleri arasında yer alan bitkisel yağlar ve kremlerin ise yeterli olumlu sonuçlar yaratmadığı da bilimsel çalışmalarda yer alıyor.
Bunama olarak da bilinen Demans, beyin hücrelerinin zarar görmesi sonucu, düşünme, hatırlama ve muhakeme gibi zihinsel işlevlerin kişinin günlük yaşamını ve aktivitelerini etkileyecek düzeyde kaybıdır. İnsan beyninde geçmişte sağlıklı olan sinir hücrelerinin doğru çalışamaz hale gelmesi sonucu diğer beyin hücrelerinin aktivitelerini kaybetmesi ve ölmesi demansın nedenidir.
Deliryum, daha çok bozuk konuşma ve halüsinasyonların eşlik ettiği, kafa karışıklığı ve dikkat dağınıklığı ile tanımlanan zihinsel bozukluktur. Aniden ortaya çıkan deliryum, zihinsel yeteneklerde ciddi bir değişikliğe neden olur. Genellikle demans ile benzer belirtiler gösteren deliryum, yaygın olarak 65 yaş üzeri kişilerde görülür. Deliryumun hipoaktif, hiperaktif ve karma olmak üzere üç farklı türü bulunur.
Halk arasında deli dana hastalığı olarak bilinen Creutzfeldt-Jakob hastalığı (CJD), başta sığır olmak üzere hayvanlarda bulunan ve insanlara bulaşabilen bir beyin dokusu iltihabı rahatsızlığı olarak biliniyor. Vücutta bulunan prion proteininin mutasyon geçirmesi ile başlayan deli dana hastalığı, beyin dokusunda iltihaba neden oluyor. Bunamaya ve hayati riske neden olan dejeneratif bir beyin bozukluğu olan deli dana hastalığının semptomları Alzheimer ya da diğer demans benzeri beyin bozukluklarının semptomları ile benzer olabiliyor. Ancak kuluçka süresi 40 yılı bile bulan deli dana hastalığı belirtilerinin oraya çıkmasıyla çok daha hızlı bir şekilde ilerliyor. Herhangi bir tedavisi bulunmayan, insandan insana bulaşıcılığına dair herhangi bir kanıt olmayan deli daha hastalığı hastanın hayatını kaybetmesine neden oluyor.
Çölyak, glütende bulunan iki ana protein olan glütenin ve gliadinin sindirilememesi sonucu, gliadinin bağırsak mukozasına zarar veren bir bağışıklık tepkisine neden olduğu kronik, kalıtsal bağırsak hastalığıdır. Arpa, çavdar, buğday ve irmik gibi tahıllar çölyak hastalığını tetikleyen ana besinlerdir. Bu besinleri tüketen çölyak hastalarında görülen belirtiler, ishal, hazımsızlık ve şişkinlik, kronik ishal, karın ağrısı, kemik yoğunluğunda azalma, kemik ve eklem ağrıları, depresyon hali ve yorgunluktur.
Bu sitedeki bilgiler, sağlıklı yaşam konusunda genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişisel sağlık durumunuzla ilgili herhangi bir karar vermeden önce mutlaka doktorunuza danışınız. Bu sitedeki bilgiler, tıbbi tavsiye olarak değerlendirilmemeli, herhangi bir hastalığın teşhisi veya tedavisi için kullanılmamalıdır. Doktor.net.tr, bu sitede yer alan bilgilerin doğruluğu, eksiksizliği veya güncelliği konusunda herhangi bir garanti vermez. Bu sitedeki bilgileri kullanmanızın sonucunda ortaya çıkabilecek herhangi bir sorun için Doktor.net.tr sorumlu tutulamaz.
