Ana SayfaHastalıklar

Hastalıklar

Naprosyn Nedir? Ne işe Yarar? Kullanımı ve Yan Etkileri

Naprosyn grubu ilaçlar; baş ağrısı, eklem ağrısı, migren, diş ağrısı, regl ağrısı gibi geçici ağrı durumlarında ve romatizmal eklem hastalıkları gibi kronik ağrı ve...

Adet Öncesi Gerginlik Sendromu (PMS) Belirtileri ve Tedavisi

Premenstrüel sendrom yani  adet öncesi gerginlik sendromu (PMS), kadınlarda adet döngüsünün yumurtlama fonksiyonundan sonra başlayan döneminde, şişkinlik, baş ağrısı, halsizlik ve kilo alımı gibi fiziksel ve depresif duygu durum, irritabilite, gerginlik gibi ruhsal belirtiler yarattığı bir durumdur. Merkezi sinir sisteminde oluşan duyarlılık ve genetik etkenlere bağlı olarak ortaya çıkan adet öncesi gerginlik sendromu kadın nüfusunun yaklaşık yüzde 80’ini etkilemektedir.

Amiloidoz nedir? Amiloidoz Belirtileri ve Tedavisi

Amiloidoz, amiloid adı verilen ve kemik iliğinde üretilen bir proteinin organlarda anormal derecede birikmesi sonucu kalp, böbrekler, karaciğer, dalak, sinir sistemi ve sindirim sistemi...

Göğüs duvarı tümörü nedir?

Erkeklerde kadınlara oranlar 2 kat daha fazla görülen göğüs duvarı tümörleri genellikle kötü huylu tümörlerdir. Göğüs duvarı tümörleri hiçbir belirti vermeden gelişebildiği gibi ağrı, enfeksiyon veya cilt altı şişlikleri gibi semptomlar da görülebilir. Genellikle başka organlarda gelişen kanserin sıçramasıyla ortaya çıkan göğüs duvarı tümörlerinin en etkili tedavisi cerrahi yöntemdir. Memorial Ataşehir Hastanesi Göğüs Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Çağatay Çetinkaya, göğüs duvarı tümörleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Göbek fıtığı nedir? Tedavisi nasıl yapılır?

Göbek fıtığı genellikle cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilen, varlığında kişinin yaşam kalitesini düşürebilen bir sorundur. Genel cerrahi bölümünü ilgilendiren göbek fıtığı en çok kadınlarda görülür. Memorial Şişli Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü Uzmanları göbek fıtığı hakkında bilgi verdi.

Göbek Deliği İltihabı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Bakterilerin büyümesine elverişli bir ortam sağlayan göbek deliğinde, zaman zaman enfeksiyonlar ortaya çıkabiliyor. Özellikle yenidoğanlarda görülebilen göbek deliği iltihabının en yaygın nedenini yanlış ve eksik yapılan göbek deliği bakımı oluşturuyor. Zamanında tespit ve tedavi edilmeyen göbek bağı iltihaplanması, sepsis gibi hayati riske yol açan durumlara neden olabiliyor. Belirtileri gözle görülebilin hastalıklar arasında yer alan göbek deliği iltihabının tedavisi ise genellikle antibiyotik kullanımı ile gerçekleştiriliyor. Memorial Ankara Hastanesi Çocuk Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Dilan Altıntaş Ural, göbek deliği iltihabı ile ilgili bilgi verdi. 

Göz Tansiyonu (Glokom) Nedir? Göz Tansiyonu Belirtileri Nelerdir?

Halk arasında karasu hastalığı olarak da bilinen göz tansiyonu, göz içi basıncın artması sonucu gözün arkasında bulunan optik sinirin zarar görmesi ile ortaya çıkan göz hastalığıdır. Nedeni gözün içinde sıvı birikmesidir. Gözün içindeki sıvı drenajını sağlayan sistemde tıkanma olursa göz içindeki basınç artar ve bu durum göz içindeki optik sinirlere zarar verir, bu durum göz tansiyonu olarak bilinen rahatsızlığa yol açar. Çoğu zaman belirti vermeyen ve rutin göz muayenelerinde teşhisi konulabilen glokom, zamanında tedavi edilmezse kalıcı görme kaybına yol açabilir. Glokomun en yaygın belirtileri arasında ise şiddetli göz ağrısı, baş ağrısı, görüşte bulanıklık ve mide bulantısı veya kusma yer alır.

Glial tümör nedir? Belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir?

Beyin tümörleri, beynin kendi hücrelerinden oluşabileceği gibi metastaz yani farklı organların kanserlerinin beyin dokusuna sıçramasından da kaynaklanabilir. Beynin kendi hücrelerinden oluşan yani primer beyin tümörleri arasında en sık görüleni ise Glial tümörlerdir. Halk arasında beyin kanseri (kötü huylu) olarak bilinen tümörlerin büyük bir çoğunluğu Glial tümör kaynaklıdır. Glial tümörler genellikle biyolojik davranışlarına, büyüme hızları ve yayılma eğilimlerine göre 4 derecede (grade) ele alınır. Grade 1 (1. Derece) ve grade 2 (2. Derece) Glial tümörler düşük dereceli Glial tümör olarak kabul edilirken grade 3 (3. Derece) ve grade 4 (4. Derece) tümörler yüksek dereceli Glial tümörler olarak tanımlanmaktadır. Bu gruptaki bazı diğer tümörler; ependimom, oligoastrositom, oligodendrogliomdur. Ailesel geçiş nadir olsa da birçok genetik değişim sonucunda oluşurlar. Kesin kanıtlanmış çevresel faktörler yoktur.  Yüksek dereceli tümörler bazen var olan düşük dereceli tümörden zaman içinde oluşurken,  bazen de yüksek dereceli tümör olarak çıkarlar.  Patolojiye ek olarak moleküler biyolojik testler bu tümörlerin davranışını açıklamaya yardımcıdır. MGMT ve IDH gibi parametreler bu tümör prognuzunda önemlidir. Glial tümörlerin tedavisinde cerrahi yöntemler ön plana çıkar. Tümörün bulunduğu bölge, büyüklüğü ve derecesi cerrahinin planlanmasında önemlidir, gereklilik halinde uyanık beyin tümörü ameliyatı (Uyanık Kraniotomi) gibi farklı cerrahi teknikler kullanılabilir. Memorial Şişli Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Serdar Çevik, Glial tümörler hakkında bilgi verdi.

Gizli Şeker (Prediyabet) Nedir? Gizli Şeker Belirtileri Nelerdir?

Tıbbi adı prediyabet olan gizli şeker, tip 2 diyabet tanısı koyabilecek düzeyde yüksek olmasa da kan şekeri düzeylerinin normalden yüksek olmasıdır. Hemoglobine bağlı kan şekeri miktarının ölçüldüğü Hba1c testinde sonucun %5,7-6,4 aralığında olması prediyabet olarak kabul edilir. Temel sebebi insülin direnci olan gizli şeker hastalığı, vücudun insülin ürettiği ancak bunu doğru şekilde kullanmadığı zamanda meydana gelir. Bu durum da kan şekeri seviyesinin olması gerekenden yüksek çıkmasına neden olur ancak yine de prediyabet tanısı için yeterli görülmez. Prediyabet tedavi edilmediği takdirde ise tip 2 diyabete dönüşebilir. Tedavi genellikle diyabet ilaçları ve yaşam tarzında yapılacak değişimleri içerir.

Gilbert Sendromu Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Gilbert sendromu, karaciğerin safradaki sarımsı-kahverengi pigment olan bilirubini işleyememesi sonucu kanda yüksek bilirubin seviyelerine neden olan genetik bir karaciğer hastalığıdır. Genellikle tıbbi tedavi gerektirmez ve bu sendromu olan kişiler normal bir hayat yaşayabilirler.

Popular Doctors