Premenstrüel sendrom yani adet öncesi gerginlik sendromu (PMS), kadınlarda adet döngüsünün yumurtlama fonksiyonundan sonra başlayan döneminde, şişkinlik, baş ağrısı, halsizlik ve kilo alımı gibi fiziksel ve depresif duygu durum, irritabilite, gerginlik gibi ruhsal belirtiler yarattığı bir durumdur. Merkezi sinir sisteminde oluşan duyarlılık ve genetik etkenlere bağlı olarak ortaya çıkan adet öncesi gerginlik sendromu kadın nüfusunun yaklaşık yüzde 80’ini etkilemektedir.
Özofajit, tüketilen besinleri boğazdan mideye taşıyan bir tüp olan yemek borusu astarının, genellikle asit reflüye bağlı olarak iltihaplanmasıdır. En yaygın nedeni kronik asit reflü olan özofajit, yemek borusuna kaçan mide asitleri, enfeksiyon, ağızdan alınan ilaçlar ve alerji kaynaklı da meydana gelebilir. Yutma güçlüğü, yutarken ağrı hissedilmesi, yemek yerken göğüs ağrısı, yemek yiyip yattıktan sonra göğüste veya boğazda yanma hissi gibi semptomlar özofajitin yaygın belirtileri arasındadır. Tedavisi nedene bağlı olarak belirlenen özofajit genellikle ilaç tedavisi ve yaşam tarzında değişikliği kapsar. Bazı durumlarda ameliyat da gerekebilir.
Mononükleoz olarak da adlandırılan öpücük hastalığı, öpüşme sırasında tükürük yoluyla bulaşan, Epstein-Barr adı verilen herpes virüsünün neden olduğu viral üst solunum yolu enfeksiyonudur. Öpücük hastalığı öpüşmenin dışında örneğin aynı içecekleri paylaşmanın sonucunda da bulaşabilir. Ateş, boğaz ağrısı, bademcik iltihabı, yorgunluk, boyundaki lenflerde şişme ve döküntüler öpücük hastalığının tipik belirtileridir.
Halk arasında kulak kireçlenmesi olarak da bilinen otoskleroz, iç kulak ve orta kulakta süngerimsi görünümlü yeni kemik oluşumları ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Daha çok kulakta çınlama ve işitme kaybı belirtileriyle ortaya çıkan otoskleroz hastalığı, kadınlar ve genetik yatkınlığı olan kişilerde daha fazla ortaya çıkabilmektedir. İç kulak kireçlemesi yani otoskleroz tedavisinde işitme cihazı ya da farklı ilaçlar kullanılabilmektedir. Ancak kesin tedavi cerrahi yöntemlerle gerçekleştirilmektedir.
Otoimmün hastalıklar, vücudun doğal savunma sistemi olan bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine saldırmasına neden olduğu 80’nin üzerinde türü bulunan hastalıklardır. Bunlar arasında en yaygın olanları romatoid artrit, tip 1 diyabet, multipl skleroz (MS), lupus hastalığı, haşimato, crohn ve çölyaktır. Bağışıklık sistemi kişiyi kanser, virüs ve toksinler gibi zararlı maddelere karşı korumaya çalışan antikorlar üretiminde görevlidir. Vücutta otoimmün bozukluk yaşandığı durumda bağışıklık sistemi sağlıklı ve zararlı hücreler arasında farkı algılayamayarak savunma geliştirir.
Otizm, sözel ya da sözel olmayan iletişimde zorluk yaşanması ile karakterize nörolojik ve gelişimsel bir bozukluktur. Otistik bireylerde sosyal beceriler sınırlıdır, tekrarlayan davranışlar görülür ve konuşarak iletişim zor olabilir. Dünya çapında yaklaşık 100 çocuktan 1'inin otizmli olduğu tahmin edilmektedir.
Çocuklarda en sık görülen primer kemik tümörü olan osteosarkom, bulunduğu bölgede ağrı ve şişlik ile belirti veriyor. Genellikle 10-30 yaş aralığında daha fazla ortaya çıkan osteosarkom kemik tümörü daha çok diz ve omuz bölgesinde görülüyor. Tedavisinde kemoterapi ve cerrahi yöntemlerin ön plana çıktığı osteosarkom kemik tümörlerinde erken teşhis hayati önem taşıyor. Memorial Şişli Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Devrim Özer, osteosarkom kemik tümörü hakkında bilgi verdi.
Gözenekli kemik anlamına gelen osteoporoz, kemik yoğunluğunun azalması sonucu kemiklerin zayıflayarak kırılgan hale geldiği bir hastalıktır. Osteoporozda, kemik dokusu, hacmi ve kalınlığında azalma olur ve bu da kemiklerin zayıflamasına ve daha kolay kırılmasına neden olur. Osteoporoz kemiklerin yoğunluğunun azalması ve kalitesinin bozulması nedeniyle incelmesi, gücünü kaybetmesi ve kırılgan hale gelmesi olarak da tanımlanabilir. Vücut çok fazla kemik kaybettiğinde, kemik oluşumu çok az olduğunda veya her iki durumda birden ortaya çıkabilir. Boyda kısalma, kemiklerin kolay kırılması ve bel ağrısı yaygın görülen kemik erimesi belirtileridir.
Bu sitedeki bilgiler, sağlıklı yaşam konusunda genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişisel sağlık durumunuzla ilgili herhangi bir karar vermeden önce mutlaka doktorunuza danışınız. Bu sitedeki bilgiler, tıbbi tavsiye olarak değerlendirilmemeli, herhangi bir hastalığın teşhisi veya tedavisi için kullanılmamalıdır. Doktor.net.tr, bu sitede yer alan bilgilerin doğruluğu, eksiksizliği veya güncelliği konusunda herhangi bir garanti vermez. Bu sitedeki bilgileri kullanmanızın sonucunda ortaya çıkabilecek herhangi bir sorun için Doktor.net.tr sorumlu tutulamaz.
