• * Lütfen en az 5 karakter kullanınız.
  • * En az 8 karakter olmalıdır.
  • Lütfen kullanıcı adı ya da e-posta adresinizi girin. Yeni parola oluşturabilmeniz için e-posta yoluyla bir bağlantı alacaksınız.

Mikrobiyota Nedir?

  • 1 Star
    Loading...

1) Bağırsak mikrobiyotası nedir? Probiyotikler nelerdir?

Mikrobiyota bakteriler demek. İnsan vücudundaki hücrelerin 10 misli bakterilerimiz var. Vücudun deri, ağız, vajina, bağırsaklar gibi çeşitli bölgelerinde yerleşmiş bu bakterilere o bölgenin “florası”,  yeni adıyla “mikrobiyota”  deniyor. Vücudumuzdaki bakterilerin yaklaşık % 90’ı bağırsaklarımızda yaşıyor ki biz buna “bağırsak mikrobiyotası” diyoruz. Bağırsak mikrobiyotamız ise 2 kilo ağırlığında ve hem işlevi hem de ağırlığı nedeniyle artık bir organ olarak kabul ediliyor. Bağırsak mikrobiyotasında en azından 1000 türden bakteri bulunuyor. Mide ve ince bağırsaklar tarafından sindirilemeyen besinlerin sindirimine yardım eden, B ve K vitaminlerinin yapımını sağlayan, hastalık yapabilecek bakterilerin yerleşmesine mani olan bu bakterilerin en önemli özelliği ise bağırsak duvarında bir bariyer vazifesi görmesidir. İşte bağırsakta bir conta görevi yaparak bizi birçok hastalıktan ve patojen mikroorganizmalardan koruyan bakterilere ise dost bakteriler veya probiyotik bağırsak bakterileri adı veriliyor. Probiyotik dediğimiz sağlığa faydalı bakteriler eczanelerde kapsül, toz veya tablet şeklinde satılıyor.

 

2) Bağırsak mikrobiyotasının dengesi zaman içinde bozulursa hangi hastalıklar görülür?

Bağırsak epiteli normalde zararlı mikropların toksik maddelerini geçirmez. Bunda bağırsakta probiyotik dediğimiz dost bakterilerin rolü vardır ve probiyotikler bağırsak sızdırmazlığını sağlayarak bir conta görevi yaparlar. Bağırsak bakterilerindeki en ufak bir bozulma veya zayıflama ise bağırsaktaki bu zararlıların kan dolaşı­mına karışmasına ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur. Buna sızdıran bağırsak sendromu diyoruz.  Gastroenterolojinin birçok alanında da probiyotiklerin önemi gün geçtikçe artmaktadır. Bağırsak bakteri bozukluğu ile ilgili birçok hastalık ilişkili olduğu gösterildi. Fonksiyonel ishal (diyare), enfeksiyöz diyare, fonksiyonel kabızlık, huzursuz bağırsak sendromu, gıda allerjileri, inflamatuvar (iltihaplı) bağırsak hastalıkları, obezite, hepatosteatoz (karaciğer yağlanması), çölyak gibi birçok hastalıkta probiyotiklerin faydalı etkisini gösteren ve bu hastalıkların bağırsak bakterileri ile ilişkili olduğu birçok makalede yayımlanmıştır. Bunlar dışında  otizm, depresyon, panik atak, kaygı bozuklukları, Parkinson hastalığı, Alzheimer, Multiple skleroz gibi hastalıkların “Bağırsak mikrobiyotası” ile ilişkili olduğu sonuçlar yayımlandı.

 

3)Bağırsak mikrobiyotası sağlıklı olmamızın temel unsurudur diyebilir miyiz?

Bağırsak mikrobiyotası bağışıklık sistemimizin %80’ini teşkil ediyor. Bağırsak mikrobiyotasının yaklaşık %85’lik kısmı dost yani faydalı probiyotik bakterilerdir. Dolayısıyla sağlığımızda en önemli unsuru teşkil ediyor. Bu faydalı probiyotik bakterileri, yiyeceklerle aldığımız patojen mikroorganizmaların bağırsak duvarından içeri geçmesini engelliyorlar ve bizi çeşitli hastalıklardan koruyorlar.

 

4) Diyetler mikrobiyotayı nasıl etkiliyor?

Yapılan çalışmalarda diyet ve beslenmenin mikrobiyotayı değiştirdiği, hatta genlerimizin ifadesini etkilediği gerçeği hızla ilerlemektedir. Tek taraflı protein ağırlıklı beslenmede bağırsak mikrobiyotası bozulmaktadır (disbiyozis). Bozulan bağırsak mikrobiyotası sonucu daha sonra verilen kilolar hızla alınır ve daha sonra zayıflamaya dirençli bir obezite söz konusu olur. Obezite de artık kalori hesaplamalarının çok reel olmadığı, bağırsak mikrobiyotasının kilo değişikliklerinde önemli olduğu gerçeği, hızla kendine daha güvenilir kanıtlar bulmaktadır. Obezlerin bağırsaklarında hazmedilmeyen lifleri ve karbonhidratları parçalayabilen bakterilerin daha ağırlıklı olduğunu buldular. Obezler de sindirilmeyen liflerden elde edilen kısa zincirli yağ asitlerinden yüzde 15 daha fazla kalori elde edilir. Yani obez ve kilolu insanların gıdalardan enerji elde etme kapasitesi zayıflardan daha yüksek. Bütün bildiğimiz kalori hesap uygulamalarını artık bir kenara bırakalım. Obez kişi sanırım obez hasta demek daha doğru olur ki örnek verecek olursak obez hastanın aldığı bir öğün yemekte 750 kalori alırken, normal sağlıklı kişi aynı öğünden 500 kalori almaktadır. Bu nedenle şablon diyetler yerine “Mikrobiyota esaslı diyetler” yani kişiye özel diyetler artık gündemdeki yerini yavaş yavaş almaktadır. Bu tür diyette “dışkı mikrobiyota analizi” yapmak temel şarttır. Bunlar dışında kişide kan parametrelerini incelemek bu konuya yardımcı olacaktır. Dışkı mikrobiyota testlerinin bilimsel platformda incelenip bu konuda uzman kişiler tarafından sonuçların değerlendirilmesi çok önemlidir.

 

5) Bağırsak bakterilerindeki değişikliklerin psikolojimizi bile etkilediği söyleniyor. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

Bağırsak bakterilerimizdeki değişiklikler stres, kaygı, depresyon gibi durumları tetikleyebiliyor. Bağırsaklarımız ve bağırsak bakterilerimiz bazı nörokimyasallar üreterek beynin ruh, hafıza ve öğrenme durumunu etkiliyor. Mutluluk hormonu olarak bilinen “Serotonin” eksikliğinde huzursuzluk, stres, kaygı, sinirlilik, depresyon gibi belirti ve hastalıklar görülür. Serotonin beynimizdeki sinir sistemi ve sindirim sisteminde bulunur. Probiyotik denilen bağırsak bakterileri bağırsak fonksiyonunu düzenleyerek serotonin üzerinden ruh sağlığımızı düzeltir. Vücuttaki toplam serotonin düzeyinin %80′ i bağırsak duvarından salgılanır. Dolayısıyla bağırsaklarımız mutluluk kaynağımızdır diyebiliriz.

 

6-Bağırsak mikrobiyota testini kimler yaptırmalıdır?

Bağırsak mikrobiyota testini dışkı alışkanlıklarında en az 6 ay süre ile bozulma olanlarda, fonksiyonel kabızlık, fonksiyonel ishal, huzursuz bağırsak sendromun da, inflamatuvar bağırsak hastalıklarında ve obezite de yaptırmak gereklidir. Bunların dışında daha az endikasyonla allerji, otizm, depresyon, panik atak, multiple skleroz, diyabetes mellitus, kandidiyazis, tekrarlayan kolon polipleri, ağız kokusu, gaz, şişkinlik gibi durumlarda da bu test istenebilir. Bu testler metagenomik yöntemle çalışılan üst düzey, çok kapsamlı ve özellikli testlerdir.

 

Prof. Dr. Hakan ALAGÖZLÜ
Ankara Medical Park Hastanesi, Gastroenteroloji Bölümü Uzmanı