• * Lütfen en az 5 karakter kullanınız.
  • * En az 8 karakter olmalıdır.
  • Lütfen kullanıcı adı ya da e-posta adresinizi girin. Yeni parola oluşturabilmeniz için e-posta yoluyla bir bağlantı alacaksınız.

Çocuklarda İhmal ve İstismar Nedir? Nasıl Önleyebiliriz?

  • 1 Star
    Loading...

Çocuklarda İhmal ve İstismar Nedir? Nasıl önleyebiliriz?

 

İhmal: Çocuğun beslenme, barınma, korunma, sevilme gibi temel fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarının karşılanmamasıdır.

Çocukla sürekli alay etme aşağılama, çocuktan kapasitesinin ötesinde aşırı beklenti içinde olma, aşırı koruma, aşırı otorite, çocuğun davranışlarına uyumsuz ağır cezalandırmalar ve iz bırakmasa da yüze şiddet uygulama; beslenme, giyim, tıbbi gereksinimlerin karşılanmaması da çocuk ihmali kapsamında değerlendirilmektedir.

Çocuğun sevilmemesi, ihtiyacı olan duygusal ilgi ve yakınlığın ona gösterilmemesi duygusal ihmal olarak kabul edilmektedir. Çocuğu yok sayma, terk etme, gereksinimleriyle ilgilenmeme, çocuğun iletişim çabasına tepkisiz kalma çocuğun duygusal olarak ihmal ve istismarı olarak tanımlanmakta ve bu tür ihmal davranışları çocuklar üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır.

İstismar Türleri

Fiziksel İstismar: Çocuğun anne baba, öğretmen ve bakıcı gibi çocuğa bakmakla yükümlü kişiler tarafından gerçekleştirilen dayak atma, ısırma, sarsma gibi kaza dışında olan her türlü yaralanmasıdır.

Duygusal İstismar: Çocuğun ruh sağılığını ve gelişimini bozan reddetme, aşağılama, tehdit etme, suçlama gibi söz ve davranışlara sürekli maruz kalmasıdır. Duygusal istismar tek başına görülebildiği gibi fiziksel ve cinsel istismarla birliktede görülmektedir. Ebeveynlerin ya da çevredeki diğer yetişkinlerin çocuğun yeteneklerinin üzerinde istek ve beklentiler içinde olmaları ve saldırganca davranmaları anlamında gelen duygusal istismarın izleri yaşam boyunca kendini gösterebilmektedir. Anne baba tarafından sürekli eleştirilen, aşağılanan, sevgi ve ilgi ihtiyacı yeterince karşılanmayan çocuklar, pasif kişilik özelliklerine sahip kendine güveni olmayan ve anti-sosyal davranışları gösteren kişiler olabilmektedir.

Cinsel İstismar: Çocuğun bir yetişkin ya da gerek yaşça gerek gelişimsel olarak kendinden oldukça büyük bir başka çocuk tarafından ne anlama geldiğini kavrayamayacağı, gelişimsel olarak hazır olmadığı, onay veremeyeceği, kanunlara ve toplumun kültürel değerlerine aykırı cinsel eylemlere, karşı tarafın cinsel doyumunun sağlanması amacıyla karıştırılmasıdır.

Çimdikleme, okşama, sıkıştırma, öpme, el ile sarkıntılık etme, laf atma,  uygunsuz sözcüklerle rahatsız etme, cinsel ilişkiye teşebbüs, tecavüz, cinsel istismar kapsamına girer. İstismarın verdiği hasar; sürekliliğine, istismar eden kişinin çocuğa olan yakınlığına bağlılık derecesine, aradaki yaş farkına, fiziksel ve zorlama şiddet içermesine ve istismar davranışının derecesine bağlı olarak değişir. Cinsel istismarın derecesi ne olursa olsun hiçbir kimse cinsel istismara maruz kalmak istemez, cinsel istismarı hak etmez, hiçbir davranış cinsel istismarı tacizi ve tecavüzü haklı gösteremez. Her türlü cinsel istismar kanunlar önünde suçtur.

Çocukları Cinsel İstismardan Korumak İçin Neler Yapılmalıdır?

  • Anne ve babalar cinsel istismar konusuna bilgili ve bilinçli olmalıdır.
  • Çocuklar cinsel istismar konusunda bilgilendirilmelidir.
  • Çocukların cinsel gelişimleri yakından takip edilmelidir.
  • Anne ve babalar çocukları ile açık iletişim kurmalıdır.
  • Çocuğa yeterince ilgi ve şefkat gösterilmelidir.
  • Çocuğu severken sevgi göstermenin yolu ellemek, sağını solunu çimdiklemek, ısırmak değildir. Böyle sevilen çocuklar sevgiyi göstermenin yolunun ‘dokunmak’ olduğu yargısına sahip olurlar. Bu da istismar ile sevgi göstermeyi ayırt edememelerine neden olur.
  • Çocuklara aile fertleri ve yakın aile fertleri dışındaki başka kişilere fazla yaklaşmamaları öğretilmelidir.
  • Yabancı insanlarla öpüşmemeleri, yanlarına fazla yaklaşmalarına izin vermemeleri ve kuşkulu davranışların neler olduğu öğretilmelidir.
  • Sevmenin sadece dokunmak ve öpmek olmadığı, bazen tatlı bir bakışın ve sözün bile bunun için yeterli olabileceği anlatılmalıdır.
  • Çocuklara ‘HAYIR’ deme becerisi öğretilmelidir.
  • ‘Hiç kimsenin senin, özel yerlerine dokunmaya hakkı yoktur. Hiç kimsenin seni, kendi özel yerlerine dokundurtmaya da hakkı yoktur. Birisinin senden özel yerlerine dokunmanı istemesi ya da seninkilere dokunması saklayacağın bir sır değildir. Anlatmama sözü vermiş olsan bile, anlatırsan başına çok kötü şeyler geleceği söylenmiş olsa bile, böyle bir şey olursa anlatmalısın. Mutlaka söylemelisin. Sır saklaman gerektiği doğrudur ama bu saklanmaması gereken kötü bir sırdır.’